Müzik dinlemek için kullandığımız aletler bizi şehrin gürültüsünden kurtarıyor. Walkman’ler, MP3 çalarlar derken minik eşyalar zamana ayak uyduruyor.

Aranızda radyo dinlemeyi hâlâ seven var mı? Yolda yürürken radyo dinlemek de bana büyük keyif veriyor. Radyo Eksen’in muhabbetlerini seviyorum; eğlendiriyor beni. Ara ara Rock FM dinliyorum.

Kulaklık kulağımda radyoyu dinliyorum. Sabahın bilmem kaçı, okula yetişmeye çalışıyorum. Şişmiş gözlere sürme çekmeye çalışmışım. Bir iki allık… Ve de elime geçen herhangi bir ruj. Otobüs durağında bekliyorum, “Gelse de, gitsem şu lanet derse” diye. O an radyodan komik bir şeyler duyuyorum. İstemsiz cevap veriyorum ve gülmeye başlıyorum. Yanımdaki amca da garip garip bakıyor. Sonra otobüs geliyor. Bildiğin sonra yani…

Geçenlerde eve dönerken yine kulaklıkla radyo dinliyorum. Adını bilmiyorum ama çok tatlı bir şarkı çalıyor. Kendimi de müziğe kaptırmışım. Etrafı seyrediyorum bir yandan. Sonra aniden beynim gidip geldi. Baktım ki Grease filmindeki John Travolta gibi yürüyormuşum. Dedim ki sonra kendime “İiiiyice Grease’lendim.” Bir anda, bir “O” dönüşü yapıp, elleri havada bulabilirdim kendimi.

Grease demişken biraz da filmden bahsedeyim

Gençlik filmlerinin başını çeken Grease aslında bir Broadway müzikali. Bu yüzdendir sanırım ayrı bir eğlencesi var. Tam bir başyapıt. Müzikleri ise harika! İnsanın kalkıp dans edesi geliyor ki onları taklit etmedim desem yalan olur. O yürüyüşü kaç kere kahkahalar eşliğinde yaptım bilmiyorum.

Zamanın lise gençliği karşımıza çıkıyor filmde. Aslında her şey aynı gibi. Popüler öğrenciler, kendini ezik hissedenler… Okul içindeki gruplaşmalar. Sadece çağ farklı; kıyafetler, danslar… Her şey oldies! O zamanın amigolarının etek boyları şimdikine göre çok çok uzun. İnsan özenmiyor da değil. Dans balosunda takım elbise giymiş kavalye eşliğinde, o uzun etekleri coşturmak istiyor insan pistte.

Rocn’Rolla bebeğim… Şimdi dans zamanı!

Yöntemen: Randal Kleiser
Tarih: 1975
IMDB: 7.0