Dikkat: Sinema yazıları spoiler içerir.

Aslında Woody Allen‘a çok fazla hayranlığım yok. Kimi zaman “Dostum sorunlu musun?” diye sorasım geliyor filmlerini izlerken. Takındığı birçok halden de sinir oluyorum. Ama filmlerini seviyorum. Garip bir bağ hissediyorum. Sanırım bunun nedeni bazı noktalarda aynı frekansı yakalayabildiğimden. Belki de… Çok gevelemeden filmlere geçmek istiyorum.

Love And Death

Allen’a başrollerde eşlik eden Diane Keaton‘ı bu sefer Çarlık Rusya’sında yaşarken görüyoruz. Napolyon Rusya’ya karşı savaş açmıştır. Bunun üzerine Ruslar savaşa gitmek üzere toplanır. Boris (Allen) ise savaş karşıtı olmakla bilikte korkaktır da. Yalnız savaşa gitmek için zorlanır. Ruslar savaşı kaybeder. Bunun üzerine sevdiği kadın ile birlikte Napolyon’u öldürmek üzere yola koyulurlar.

Filmde, Rus Edebiyatı’na bol bol komik göndermelerle karşılaşıyoruz. Her zamanki gibi Allen, güldürürken bizleri düşünmeye de sevk etmeye unutmuyor. Aşk, ilişkiler, yaşam ve sonrası hakkında can alıcı noktalara değiniyor.

İlginç nokta Azrail’i hep siyah pelerin ya da örtü altında bildik. Ama filmde beyaz idi. Bu tarz detaylarla Allen’ın anlatmak istediği ya da anlamaya çalıştığı ölüm sonrası tahminlerini çözebiliriz. Ayrıca Chaplin göndermesi de gözümden kaçmadı. Ve tabii Bergman, Eisenstein…

“Aşk acı çekmektir. Acı çekmemek için insan aşık olmamalı. Ama aşık olmadığın için de acı çekersin. Yani, aşık olmak acı çekmektir. Ama aşık olmamak da acı çekmektir. Acı, acı çekmektir. Aşık olunca mutlu olursun. Acı çekince mutlu olursun ama acı çekmek insanı mutsuz eder. Bu durumda mutsuz olmak için insan sevmeli ya da acı çekmek için sevmeli ya da çok fazla mutluluktan acı çekmeli. Umarım beni anlıyorsundur.”

IMDB: 7.7
Yönetmeni: Woddy Allen
Yılı: 1975
Türü: Komedi, Savaş

Woody Allen Filmi: Love And Death
Love and Death

Sleeper

Miles 1973 yılında vejetaryen restoranın sahibidir. Yıl ise şimdi 2173’tür. Ülser hastalığı ameliyatındaki hata sonrası uykuya yatırılan Miles 200 yıl sonra bir gurup bilim insanı tarafından uyandırılır. Ve tabii hiçbir şey eskisi gibi değildir. Atom bombası sonucu ABD yok olmuştur. Yönetim bir diktatörün elindedir. Miles uyanmıştır, kimliksizdir. Hiçbir yerde kaydı yoktur. Bu yüzden bazı şeyleri değiştirmek için Marksist bir yönetim kurmak isteyen direnişçiler için bundan iyi kişi olamaz. Woody yine eğlenceli bir komedi yapmış. Bu sefer de devlet yapılarına dokundurmuş.

Bu arada Sleeper‘ın şöyle bir anlamı varmış. Bana ilginç geldi; paylaşmak istedim bu yüzden: ABD’de terörist saldırı planı olan, lakin zamanı gelene dek halkın arasında normal bir hayat sürdüren kişileri nitelemek için kullanılan kelime.

IMDB: 7.3
Yönetmeni: Woody Allen
Yılı: 1973, USA
Türü: Bilim kurgu, Komedi

Woody Allen Filmi: Sleeper
Sleeper

Manhattan

Bir Merly Streep hayranı olarak, bu filmde kendisinin Allen ve Keaton’a eşlik ettiğini görünce ayrı bir mutlu oldum. Ayrıca bana göre gençliğinde inanılmaz güzel bir kadın. Gençken ve uzun sarı saçlıyken görmek doyumsuzdu. Gerçi kadın bu yaşında bile çok güzel.

Hikâye aslında tipik NewYork’un içinde yaşayan entelektüellerin tatminsizlikleri. Aslında Allen’ın tüm filmleri kendi ve düşünceleri ile ilgili olduğunu düşünüyorum. Sırf kafasındaki soruların cevaplarını bulmak için benzer noktalarda filmler çekmiş. Bu tatminsizlikler de onun bir parçası.

İşinden istifa etmiştir. Eski karısı Lezbiyen bir ilişki yaşamaktadır ve kendisinin 17 yaşında bir sevgilisi vardır. Kendisi ise kırklı yaşlardadır. Burada kadınlarla olan ilişkilerindeki hazza tam olarak ulaşamamasını biraz daha görüyoruz. Yürümemiş bir evlilik ve ardından eski eşin farklı bir cinse yönelmesi, kültürsüz gördüğü genç bir kız arkadaş ve günün modernitesi içinde yozlaşmış başka bir kadın. Bu döngüler içinde Allen mutsuzluğuna cevaplar aramaktadır.

Aslında Annie Hall devamı gibi. Birbirine benziyor filmler. Tabii kurgular ve diyaloglar farklı. Lakin Manhattan siyah beyaz bir film. İşte tipik nevrotik tiplemeleri…

IMDB: 8.1
Yönetmeni: Woody Allen
Yılı: 1979, USA
Türü: Romantik, Komedi, Drama

Woody Allen Filmi: Manhattan
Manhattan

Zelig

“Zelig’in öz varoluşu aslında bir var olmayıştır”

Zelig‘e gelince… Siyah beyaz belgesel tadında, yine yapmış yapacağını dediğim bir film. İlk önce Zelig kavramına değinmek istiyorum. Filmi izlemeden önce Zelig Sendromu diye bir şey olduğunu bilmiyordum.

Herkes tarafından sevilme arzusu nedeniyle girdiği her ortamda ortamın şeklini alan insanların mustarip olduğu hastalık. Ayrıca hrundi v bakshi sendromunun bir üst versiyonu.

Filmde Leonard Zelig (Woody Allen) kendisi gibi olmayan kişilerin yanında onlarmış gibi davranarak uyum sağlamaya çalışan, hiç kendi olamayan biridir. Bu şekilde toplumun bir parçası olarak görüyor kendini. Ama aslında kendisini, kendinden yabancılaştırdığının farkında değildir. Bu durum doktorlar tarafından incelenmeye alınır. Dr. Eudora (Mia Forrow) yakından ilgilenerek, iyileştirmeyi ve toplumun bir parçası yapmayı kafasına koymuştur.

Ek olarak All Sounds of Fear kitabının Zelig‘e temel olduğunu düşünenler de var.

Woody Allen Filmi: Zelig
Zelig

IMDB: 7.7
Yönetmeni: Woody Allan
Yılı: 1983 – USA
Türü: Komedi, Fantazi

New York Stories

Aralarında Woody Allen’in da bulunduğu üç yönetmen tarafından yapılan orta metraj üç bölümden oluşan sevimli bir film. (bknz: Filmi bitirdikten sonra derin izler bırakmayan ama izlerken çok keyif aldığım filmler için kullandığım tabir, sevimli). New York’un içinden üç ayrı kişinin yaşam kesintileri aktarılıyor filmde. Üç filmden de aynı tadı aldığım söylenemez. Favorim ressamın olduğu life lessons bölümüdür. Aslında üçünü karşılaştırarak derecelendirme yapmamak lazım bence. Kendi içinde hepsi farklı. Woody Allan’ın kısmı, oedipus wrecks, daha fantastik geldi bana. Ama ortak noktaları bence New Yorklu insanların psikolojileri. Tabii bu yorumu New York hakkında hiçbir şey bilmeden ve oraya gitmemiş biri olarak yapıyorum. Lakin film ne kadar doğruyu yansıtır bilemem.

IMDB: 6
Yönetmeni: Woody Allen, Martin Scorsese, Francis Ford Coppala
Yılı: 1989
Türü: Komedi, Drama, Romantik

Woody Allen Filmi: New York Stroies
New York Stories