Kedim ve Ben: Bir “ağır işsiz hikâyeleri”dir! (Bölüm 2: Kavuşma / Bölüm 1)

Ağır işsizlik hayatına devam ederken memlekete yaptığım kısa tatil, kimi kimi sıkıcı olsa da ruhuma iyi geldi. Kafayı yeme eşiğinden “r” yaptım. Benden uzakta yalnız kalan kedim de değişmiş bu süre içinde. Yalnızlık başa vurdu sanırım. Eskisi kadar ısırmıyor. Otururken kucakta durmayan kedi, bu sefer inmez oldu. Özlemiş anasını tabii! Ben de özledim! Kavuşma gerçekleştikten sonra koyun koyuna dolanıyoruz evde.

Tatil soğuk ve yağışlıydı genellikle. İstanbul’dayım şimdi, hava soğuk ve yağışlı yine de! Öğlen uyandım. Yıllar öncesi bir çekilişten çıkan kahve makinesini gelirken getirdim. Onunla gerçek kahvenin tadına vardım. Ardından ekmek arası yaptım (Sandiviç ne la, ekmek arası diycen ona!) Isırgan’a da ufak bir tabak hazırladım. Oturduk karşılıklı kahvaltı yaptık.

Bu aralar yeni bir proje üzerine çalışıyorum. Bu yüzden kafam onunla ilgili meşgul. Daha sonra bununla ilgili detayları bir post yapacağım. Bugün pek bir şey olmadı aslında. Evde kedi ile oynayıp, proje ile ilgili yapmam gerekenler üzerine çalıştım.