En son bitik halde Avanos terminaline ulaşmıştık. Biletlerimizi aldıktan sonra Kayseri otobüsüne bindik. Bir saatlik yolda uyuduk zaten. Kayseri’de terminalde haydi tiplerimizi çekelim dedik. Bakalım ne haldeyiz diye… Kollarımı görünce zaten bir şok yaşadım. Zaten bir gün için gitmiştik. Nevşehir‘e gidince, Kayseri’deki arkadaşa da uğrayalım dedik. Hem görmüş oluruz bir gün de olsa diye.

Kayseri şehir altyapısı gerçekten iyi. Kayseray’ın olmasını büyük kolaylıktı. Ama biraz tutucu bir yer. Nevşehir’de şortla dolandığın gibi dolaşamazsın dediler.

İlk vardığımızda Talas Tepesi‘ne çıkıp çay içtik. Çok sessiz ve sakin bir yer. Hafif yağmur yağmaya başladı. Çok huzurluydu. O gün Abdullah Gül de memleketine gelmişti. Talas Tepesi’nin yukarısında babasının evi varmış sanırım. Tam oturduğumuz yerden 50 araba geçti konvoy şeklinde. Bir metre önümden falan geçti.

Talas Tepesi’nden sonra genel bir şehir turu yaptık. Sonra zaten çok yorgunduk, biraz muhabbet müzik derken akşam da erkenden uyuduk. Kaldığımız yerin karşısında rasathane vardı aynı zamanda. Uzaylıların istila etmesini bekledim.

Bir gün kaldığımız için çok fazla gezemedik ama Kayseri’yi de en azından görmüş oldum. Kayseri, kayak merkezi olduğundan esasında kışın Erciyes’i ziyaret etmek gerek.

Başlık Fotoğrafı: Wikipedia