Van’a gidip de Van Gölü‘nü ziyaret etmemek olmaz elbette. Türkiye’nin en büyük; dünyanın ise kapalı ve sodalı olması bakımından 15’inci büyük gölü. Sıcak Van yazında göle girip sodanın tene faydasından yararlanmak güzel olurdu ama insanın regl dönemi o zaman denk gelince benim gibi ayak sokmakla yetinirsiniz. Kardeşim iyi keyfini sürdü.

Şimdi bu göle yöre halkı göl demiyor, deniz diyor. Zaten görünce denizden farkının olmadığını anlıyorsunuz. Çok büyük… Çevresini arabayla gez gez bitmez. Bir de bu gölde tek yaşayan canlı inci kefali balığı; onun da gözleri kör ve nasıl yaşayabildiği anlaşılmamış.

Van Gölü denince akıllara ilk etapta Van Gölü canavarı geliyor. Tabii bunun efsanesi olmaz mı?

Herkesin bildiği Van gölü canavarı efsanesinin aslı neymiş?

“Van gölünde yaşayan asıl adıyla Canovan ilk 1993 yılında kendisini belli etmiş. Ve varlığı günümüze kadar sürmüştür. İnancı yani. O kadar çok konuşulmuş ki medyaya bile yansımış bu durum. 15 m uzunluğunda, sırtında sivri çıkıntıları olan tabirleriyle sevimli bir yaratıkmış. Zaman geçtikçe gördüğünü iddia eden çok kişi ortaya çıkmış. Bu kadar çok konuşulunca bilimsel ekip göndermişler inceleme üzerine ama sonucunda hiçbir şeye rastlamadıklarını bildirmişler. Bu olay anısına Gevaş merkezinde Canovan ismi verilen bu canavar adına bir heykel vardır.”

İlk gördüğüm zaman bana dinozoru hatırlatan bu heykelin Canovon efsanesi hatırına daha iyi olmasını beklerdim. Aklıma güleyim. O an düşündüğümde “Acaba dinozor müzesi falan mı var da heykel koydular” dedim.

Van gezi rehberi ile ilgili yazı dizisini okumak için tıklayınız.

Başlık Fotoğrafı: Otel Kurdu