Nevşehir‘de o kadar çok gezilecek yer var ki kısa zamanımda birçoğunu görmeye çalıştım. Buraya kadar gelmişken Göreme’yi görmeden rotaya devam etmek olmazdı. Merkezde işimiz bittikten sonra otobüse atlayıp yol aldık. Peri bacaları, Göreme büyülü bir yerdi. Farklı bir dünya gibi… 

Göreme, El Nazar Kilisesi

Asıl görülmesi gereken yerler oralardı bence. 10-20 dakika bir mesafesi var. Otobüs ücreti ne kadardı tam hatırlamıyorum ama 3 liradan fazla değildi. Göreme’ye gidene kadar birtakım peri baca oluşumlarını görüyorsunuz. Bize denilen Göreme’deki asıl olanlar değilmiş. Bir iki kilometre sonrasında Zelve diye bir açık hava müzesi var oradakiler peri bacalarının aslıymış. Yani Göreme’dekiler daha sivri, Zelve’dekiler daha oval şeklinde.

Göremeye indiğimizde turist kaynıyordu ve bir sürü tur görmeye gelmişti. Hava çok sıcaktı. Nereden nasıl gideceğimizi hemen sorarak öğrendik. 1 kilometrelik mesafede olan Göreme Açık Hava Müzesi‘ne doğru yol aldık. İsterseniz atv ya da araba kiralayıp da gidebilirsiniz ama biz yürümeyi tercih ettik. Göreme’nin her tarafı peri bacası ile dolu, yürüyerek keyfini çıkarmak bize doğru geldi. Yoldan biraz sapıp yürüdükten sonra El Nazar Kilisesi var, ilk önce ona uğrayalım dedik.

Zaten kiliseye doğru giderken böyle bir sürü at karşımıza çıktı. Kocamanlar, çok sevimliler. Hayatımda ilk defa bu kadar atı bir arada görüyordum. İlk defa bu kadar yakındım onlara. Kendilerini sevdirmeleri ise inanılmazdı.

Neyse oradan Kiliseye vardığımızda soluklandık. Kiliseye giriş kişi başı 8 lira. Müze kartı geçerli. Annem ile İso’nın kartı yoktu. Ben de bakayım görülmesi gerekiyorsa bakarsınız dedim. Müze bekçisi “İki kişiden 8 lira alayım” dedi ama yine gerek görmedik. Zaten bana kapıyı açarken “Hayde, gelin siz de bakın. Bu kadar para verilmez gerek yok” dedi. Bir iki dakika sohbet ettik onunla da. Nereden geliyorsunuz, napıyorsunuz falan filan.

Kilise zaten ufaktı. Haç şeklinde içini oymuşlar. Peri bacalarının içi yazın serin, kışın sıcak oluyor. Gerçekten sağlıklı bir ortammış. O sıcakta içine girdiğinizde, o serinliği hemen fark ediyorsunuz.

Sonra yolu döndük ve devam ettik. Yol üstünde çömlekçi vardı. İzlemesi ücretsizmiş. Öyle yazıyordu. İçeride ise hediyelik eşyalar bulabilirsiniz.

Göreme Açık Hava Müzesi

Müze kartı almadan gitmeyin çünkü giriş 15 lira. 18 yaşından küçüklere ücretsiz. Turnikeleri geçtikten sonra kocaman bir alanı gezmeye başlıyorsunuz. Zaten bir sürü kiliseden oluşuyor. Peri bacaları ile dolu böyle bir alanda gezmek fantastik filmin içinde hissi yaratıyor. Nasıl böyle oluşabilir diye düşünüyor insan. El yapımı gibiler.