Taksim’de dolanırken arka kapıların ardında bir kilise gördüm sanki… Meraklı gözlerle girdim, ardında neler olduğunu görmeye. Burası Santa Maria Kilisesi idi…

Daha önce hiç burasını görmemiştim. Kilise mimarilerini seviyorum ve hemen incelemeye koyuldum. Bu arada yeri, İstiklal Caddesi üzerinde, Tünele doğru sol tarafa ilerlerken bulabilirsiniz. Şişhane durağına gelmeden. Her zaman açık değil sanırım.

Fransisken tarikatından olan Maria Clara Draperis, arsa bağışlıyor. Galata Mumhane Caddesi’ndeki Santa Maria Kilisesi 1584’te yanıyor. Bundan sonra bağışlanan bu arsa ile yeniden inşa ediliyor. 1870’de de Beyoğlu yangınına maruz kalıyor. İtalyan mimar Guglielme Semprini’nin projesiyle Avusturya-Macaristan Büyükelçilik binası olarak kullanılıyor. 1904 yılında 2. Abdülhamid’in izni ile bugünkü kilise kuruluyor.

Ön tarafındaki Santa Maria hanı ile kilise arasındaki lojmanlar birbirine bağlı şekilde inşa edilmiş. Kesme taştan yapılmış. Giriş kapısı üzerinde mozaik ile yapılmış Meryem Ana’yı görüyorsunuz.

Kilise güzeldi gerçekten ama içeride fotoğraf çekemedim. İzin yoktu. Gerçi çeksem çekerdim yine ama biri sessiz sessiz oturunca çekindim. İki de bir zaten makine bip bip yapınca “hay sana..” diye artık boşverdim.

Başlık Fotoğrafı: Kutlay