Dikkat: Sinema yazıları spoiler içerebilir.

Binlerce yıl yaşamak… Her şeyin ötesinde olmak… Kimsenin bilmediği sahip olmak… Doğruların, gerçekten ne olduğunu anlayarak devam etmek, nasıl hissettirirdi acaba?

İlk çağdan günümüze kadar her şeyi tatmak ve geleceği merakla beklemek… Taşınması zor bir yük olsa gerek.

The Man from Eart (Dünyalı) de tam bunu anlatıyor işte. Ayrıca iyi bir film çekmek için milyon dolarlar dökmenin gerek olmadığını bizlere gösteriyor. Sadece tek bir odada geçen bu filmin diyalogları sizi içine çekiyor. Bazen öyle dalıyorsunuz ki karenin bir parçası olup, siz de, onlara sormak istiyorsunuz aklınızdakileri.

Dünyanın yaşı o kadar milyar yıl ki, artık olaydan onun bile kafası karışıp, “Yeter artık hangisinin doğru olup olmadığını hatırlamıyorum” diyor.

Beşeriyetin meraklı olduğunu kendimizden biliyoruz ama sanki son birkaç senede “sona yaklaşma” hikâyeleri daha da artmış durumda. Özellikle de sinema sektöründe. Kıyamet hikâyeleri, yüksek teknolojinin hayatı bitirmesi, ufak bir hata sonucu zombiye dönüşen insanlar… Geçmişten günümüze yarım yamalak bildiğimiz şeylerin doğruluğu bilme isteği hep içimizde vardı. Kimileri körü körüne bir şeylere inansa da.

The Man from Earth
The Man from Earth

Acaba?

Film de bu açıdan birçok şeyi tozlu raflardan kaldırıp gündeme yeniden getiriyor. Kafanızda “Acaba olabilir mi? Gerçek hayatta olsa ne güzel olurdu ya, o kişi ben olsam” gibi hayaller de ister istemez geçebiliyor. Sonra işin felsefi boyutunu düşünmeye başlıyoruz. Kendimizce yorumlar yapıyoruz. Eğer izlerken yanımızda başka birileri de varsa derin muhabbetler döndürüyoruz. Ardından beklenen tepki geliyor: “Amaan salla! Çok düşünmek iyi değil. Gel bi PES atalım” diye o ruhani otçul yaşamımıza geri dönüyoruz. Bence bu film kalabalık izlenmeli.

Filmde dindar, ateist, psikolog, bilim insanı gibi çeşitli karakterler bulunuyor. Bir de siz uzaktan takılıyorsunuz onlara. Filmin can alacı noktası bana göre dinsel açıdan vurguladığı noktaydı. Sonuçta mevzular derin ve her filmin altında anlatılmak istenen fikirler var. Filmi izledikten sonra bildiğiniz şeyleri bir kez daha süzgeçten geçirmek istiyorsunuz.

Neyse… Unutmamak gerekir ki o, her zaman merak ettiğimiz cevapların soruları, kafamızın bir köşesinde, bize o derin muhabbeti yapmak için nöronlarımıza titreşimle uyarılar gönderecek ama biz “Amaan salla!” felsefesinden asla vazgeçmeyeceğiz.

Yönetmen: Richard Schenkman
Tarih: 2007-ABD
IMDB: 8.1