Dikkat: Sinema yazıları spoiler içerir! 

İki asker dondurulma deneyini kabul eder. Aslında uykuya dalarken ikisinin de planı birkaç yıl sonra uyanmakdı ama birkaç yüzyıl sonra kapsülden çıkınca dünya artık hatırladıkları gibi değildi. Sexmission distopyasında bulurlar kendilerini. Onlar mışıl mışıl uyurken, dünya nükleer bir yıkıma maruz kalmış ve kalanlar yeniden yapılanmaya gitmiştir. Yalnız ufak bir sorun vardır ki uyandıklarında bu iki asker, dünyadaki son iki erkektir. Dünya tamamen kadınların elinde, bilim sayesinde üremeyi çözmüşler ve erkeklerden nefret ediyorlar. Yeni nesil ise bizim bildiklerimizin tersi ile yetiştiriliyor.

-Bilim insanları komple erkektir. Bakın Kopernik’e.
-Kopernik kadındı.
-Ya Einstein.
-Einstein de kadındı…

Ve iki erkek uyanır.

Evlerine gitmeyi beklerken bir odaya kadınlar tarafından hapis edilmiş olarak bulurlar. Olayları anlamaya çalışırlarken biri, aslında bu durumun hiç de kötü olmadığını düşünür. Dünyadaki tek erkek olmak! Siz ister miydiniz?

Kadının ferdi erkeği yendi. Zamanında ezilen kadın, şimdi egemen güç. Yeni neslini düşman olarak üretiyor. Erkeği ezik birer varlık olarak gösteriyor. Cinsler arası sıvı akımı şeylerin hakkında ise yorum yapmıyorum. Biraz burada erkek nefretine karşı bir dokundurma var. Ama o dudağın ilk birleşmesiyle, tiksinç gelip erkeği itse de, sonradan hormonları ve duyguları onu yanıltıyor.

Hiciv ustası yönetmenin bu filminde komünist blogu hakkında ince imaları da bulacaksınız.

Bakalım filmin sonunda kadınlar bu iki erkeği yok edebilecekler mi?

Yönetmen: Juliusz Machulski
Tarihi: 1984 Polonya yapımı
IMDB: 7.8
Türü: Bilim kurgu, Komedi, Macera