Dijital Fotoğraf Sanatçısı Şafak Yıldız küresel ısınma ve iklim değişikliği ile ilgili farkındalık yaratmak amacıyla “Geri Dönüş” projesini gerçekleştirdi. Sanatçı, atıkların doğadaki izlerini kendi hayal dünyasıyla birleştirmiş olduğu dijital fotoğraf serisini bizlerle paylaşıyor.

Şafak Yıldız, farklı yer, zaman ve mekânda çekilen fotoğrafları bir araya getiriyor. Var olmayan ama var olmasını istediği mekânlar tasarlıyor. Gerçeküstü görüntüler elde edip kurgularını gerçek bir fotoğraf karesi gibi işliyor. Temelde basit sıradan nesneleri, objeleri kullanarak izleyiciyi şaşırtan çalışmalar üretiyor. Çalışmalarında en çok dikkat ettiği konu; fotoğraf çekimi öncesindeki hazırlıkların ve farklı yerlerde çekilmiş olan görsellerin tek karede birleştirilmesi işleminin gerçekçi görünmesini sağlamak.

“Yeryüzüne iyi davranın. O atalarınızdan miras kalmadı, onu çocuklarınızdan ödünç aldınız.”
Kızılderili atasözü.

Böyle bir dünya bırakmak ister miydiniz?

Serap Derinoğlu Yıldız’ın kalemi ile çalışmanın ne ifade ettiğini daha iyi anlayabilirsiniz: “Temiz su kaynaklarının tükendiği, birçok canlı türünün yok olduğu, yaz ve kış olmak üzere sadece iki mevsimin yaşandığı bir dünyaya doğduğunuzu hayal edin. Yaz aylarının aşırı sıcak ve kurak kış aylarında ise kasırga, fırtına, hortum gibi felaketlerle mücadele ettiğiniz bir dünya olduğunu düşünün. Kutupların siz doğmadan onlarca yıl onca eriyip yok olduğunu, kutup ayısı, penguen, kaplan gibi birçok canlı türünün dünyadan tüm izlerinin yok olduğunu düşünün.

Bizlerden önce yaşamış olan insanların bize böyle bir dünya bırakmalarını ister miydiniz? Peki, siz gelecekteki insanlara böyle bir dünya bıraktığınızın farkında mısınız?

Alüminyum, doğada ortalama 100 yılda yok olmaktadır. Bu yok olma sürecinde doğaya hem zarar verir hem de geri dönüştürülmediği, çöpe atıldığı için tekrar üretilmesindeki harcanan kaynaklar daha fazladır.

Günümüz dünyasının en önemli çevre sorununun “kürsel ısınma ve iklim değişikliği” olduğunun birçoğumuz farkındayız. Şu anda bu sorunla ilgili en azından -durdurmak için geç kalmış olabiliriz- yavaşlatmak için halen daha yapabileceğimiz bir çok şey var. Küresel ısınma ve iklim değişikliği ile mücadelede en önemli sac ayaklarından geri dönüşüm, bu sorunla mücadelede yapabileceğimiz en basit uygulamalardan biri. Geri dönüşümle, doğaya onlarca hatta yüzlerce yılda karışabilecek olan atıkların tekrar kullanılabilir hale getirip verdiği zararı minimuma indirebilmemiz mümkün. Doğaya atılan bir plastik doğada 1000 yılda yok olurken; bu yok olma sürecinde çevreye çeşitli tahribatlar yapmakta, doğal kaynaklarımızı kirletmekte ve yok olma sürecinde açığa çıkardığı zehirli gazlar ile dünya sıcaklığının artmasına neden olmaktadır.

Yırtılmış, eskimiş artık kullanılamaz hale gelen bütün kıyafetlerimizi geri dönüştürmek mümkün. Çöpe atmaktansa tekrar kullanmak daha avantajlı, kıyafet geri dönüşümünde son zamanlarda H&M firması bu konuya inanılmaz destek sağlıyor.

Mega kentlerde günlük binlerce ton ağırlığına ulaşan atık oluşmaktadır. Bu atıkları gömerek ya da yakarak yok etme seçeneği doğaya çok daha büyük zararlar vermektedir. Bu nedenledir ki bilim insanları çeşitli geri dönüşüm projeleri üretip bunları uygulamaya geçirmek için çalışmaktadırlar. Günlük çıkan bu binlerce tonluk atıklar tekrar kazanıma katılarak hem ham madde ihtiyacını karşılamakta hem de atıkların doğaya zarar vermesi engellenebilmektedir. Günden güne daha da çeşitlilik kazanan geri dönüşüm yöntemleri sürdürülebilir bir gelecek için büyük umut vadetmektedir.”

Cam geri dönüşümde en çok kullanılan ürünlerden bir tanesi tekrar tekrar neredeyse hiç kayıp vermeden geri dönüştürülebilmesi mümkün, çöpe atmak yerine doğal kaynaklarımızın tükenmemesi için toplama merkezlerine verilmesi önemli.
Kahve telveleri mantarların oluşum süreci için gübre olarak kullanılabiliniyor. Bir kahve çekirdeğinde odunözü, azot ve şeker gibi mantar yetiştiriciliğinde kullanılan pek çok besin maddesi vardır. Büyük kahve firmaları kahve posalarını çöpe atmak yerine varillere stok yapıp bunları geri dönüşüm tesislerine veriyor.