İhtiyacımız olmamasına rağmen durmadan bir şeyler istiyoruz. Tüketim çılgınlığı içerisinde yeni bir şeyler almak için para kazanıyoruz. Alışveriş bizim için hastalık!

İtiraf etmek gerekirse bu hastalıktan payımı aldığım zamanlar olmadı değil. “Saç saç paraları deli gibi deli gibi…” misali tüketime odaklanmışız.

Sırf arkadaşında var diye gidip, farklı modelini veya aynısı satın alan ve bununla hava atan insanlar tanıyorum. Alışveriş yaparak rahatlamaya çalışanlar, bunun eğlenceli olduğunu düşünenlerle dolu bu dünya. Eve gelip tek kuruş para kalmayınca o eğlenceli olayın aslında çok da iyi bir şey olmadığını anladık. En azından bazılarımız… Bir şeyler yolunda değildi.

Bizler zombi gibi yeni bir şeyler ararken kapitalizm amca da dünyanın çevresinde, bir noktada oturmuş kral koltuğuna… Elinde hamburgerini yerken, diğer eliyle koca göbeğini kaşıyor. Sinsi sinsi güldüğünü dile getirmiyorum bile… Adeta Hollywood filmi izler gibi yüksekten bizleri seyrediyor. Bizler saçtıkça paraları, harcadıkça onun koca göbeği daha da irileşiyor. Çoğunluk ne olup bittiğinin farkında değil. Çoğunluğun umurunda değil.

Bir gün bir çocuk çıkıp, “Aaa! Kapitalizm amca çıplak” diyecek. İşte o an, nöronlara öyle bir etki edecek ki o zaman insanların gözlerindeki siyah perde kalkacak.

Başlık Çizimi: Susann Massute