Geçtiğimiz cuma, İstanbul Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümü olarak günübirlik Bursa gezisi yaptık. Bursa’yı gezmek aklımda hep vardı ama kısmet olmamıştı. O güneymiş kısmet…

Gezmek için bir gün yeterli oldu gibi. En azından bir kısmını gezebildik, tabii bizde tur otobüsü vardı. Araba olmayınca bu süre belki uzayabilir. Yeşil, sakin, pek de bir şey olmayan bir şehir. Herhalde zorunda kalmadıkça ya da kayak planı olmadıkça gitmem. Bir kere gezip görmek yine de güzeldi. Öncelikle şehirden birkaç fotoğrafla başlayalım.

Ulu Cami

Yeşil, Osman Gazi ve Orhan Gazi Türbeleri

Cumalıkızık

Hepimizin en sevdiği yer UNESCO tarafından koruma altına alınan Cumalıkızık Köyü’ydü. Sessiz, sakin, kültürel ögeleri fazlaca hissettiğiniz turistik bir yer. Köye girerken kadınların kurduğu pazarda yöresel, ev yapımı birçok ürünü bulabiliyorsunuz. Reçeller, çorbalar, ekmekler..

Gittiğim yerlerden bir şeyler almayı seviyorum. Bulabilirsem bir magnet ve orayı yansıtan bir eşya alıyorum. Tatlıcı bir insan olmadığımdan ufak paketlerle tadımlık kestane şekeri beni kesti. Çok şansa oldu. Cumalıkızık’ta porselen çaydanlığa rastladım, uzun zamandır istiyordum bir tane. Çok da sevimli gelince ilk porselen çaydanlığımı edindim.

Bursa’ya gidin. Türbeleri ziyaret edin. Tophane’den Bursa’ya bakın. Koza Han’da çay içip muhabbet edin. Cumalıkızık’a çıkın. Dolaşın. Bol bol fotoğraf çekin. Gözleme yiyin. Teyzelerle sohbet edin. Yöresel şeylerden satın alın. Vaktiniz varsa ve kışsa bir de kayak yapın. Bursa gezisi bu kadar.