Dün hava çok güzeldi. Bu yüzden okul çıkışı her zaman ki gibi Eminönü’ne doğru yol aldım. Sultanahmet’e gelince müze kartı çıkartmak için Ayasofya Müzesi‘ne gittim.

Sonra, “Hazır içeri kadar girmişim; müze kartım da var artık gezeyim bari” dedim. Çıkardım makinemi çantamdam. Başladım önüme çıkan yerleri çekmeye.

İçerisini çok odalı bir yer beklerken, içi devasa bir tek bölümden oluşuyordu. Görkemli olduğu inkâr edemem. Cami ve kilise olarak bir nevi dinsel barışı simgeliyor bence. Bu yüzden insan girince ilahi bir şey hissetmek istiyor. Ben, suratıma nur inmesini bekledim ama inen sadece bir insanın kolu oldu.

Müze karı çıkartmak çok basit bir işlem. Ayasofya genelde yoğun olduğundan ortalama 20-30 dakika bekliyorsunuz. Öğrenci 10 lira, sivil 20 lira. Bu arada şu önemli olayı da deme gereği duyuyorum. Çünkü tartışma çıktı o sırada. Grup müze kartı alımları randevu ile oluyor. Akıllılık edip önden randevusuz almaya çalışırsanız diğer bekleyenler tarafından patlarsınız. Biraz kurallara dikkat etmek de gerekiyor.

Aşağıdaki videoda bir nevi dilek diliyorum, adını unuttum ıslak taş mı neydi…. Parmak sokup çeviriyorsun.

Başlık Fotoğrafı: Dave Proffer