Son birkaç gündür birçok insan evden çalışma şekli ile pratikte haşır neşir olmaya başladı. Bazıları için bu geçici bir durum olsa da çalışma şeklimiz, geldiğimiz nokta, ofislerin varlığı insanları yeniden düşündürtmedi değil. Teknoloji ile birlikte gelişen iletişim sistemimiz artık freelance (serbest zamanlı) çalışmayı daha olanaklı kılmaya başladı. Zoraki eve kapanma durumu olsa da, bir manayla birçok firma evden çalışma sistemini deneyimleme şansı buldu.

Altı yıldır freelancer (serbest zamanlı çalışan) olarak geçimimi sağlıyorum. Bundan mütevellit bu konu üzerine, naçizane birkaç öneri olması dileğiyle kendi çalışma sistemim ve süreç ile ilgili birkaç bir şey söylemek istiyorum.

Neden freelancer oldum?

Artık tamamıyla freelancer olarak çalışmama rağmen aslında üniversite zamanından beri bu tarz işler yaptım. Üniversite sonrasında, karşılaştığım şirkete bağlı çalışma şekillerinin kötü sonuçları beni daha mutlu bir çalışma alanı arayışına götürdü. İkincisi; sabahın köründe kalkıp, kahvaltı bile yapamadan mutsuz ve agresif insanlarla dolu trafiğe her gün maruz kalmak istemedim. Yolda geçen bu kadar süre, benim için hem zaman kaybı hem de verimliliğimi düşüren bir etkendi. Üçüncüsü; evde oturmayı sevdiğim kadar gezmeyi de seviyordum. Gibi gibi özet nedenler beni freelancer şartlarına itti.

Şunun da altını çizmekte fayda var. Herkesin mutlu olabileceği çalışma şekli aynı değil. Kimi aynı ofis içinde, kalabalık bir şekilde çalışmaktan hoşlanır. Kimi için bu durum daha motive edici olduğundan verimini arttıracaktır. Benim için ise buydu ve bunun farkına varıp, onu hayatıma entegre etmeye çalıştım.

Freelance | Evden çalışma sistemine başlayanlara öneriler
Fotoğraf: Ella Jardim/Unsplash

Çalışma alanı

Biraz tıkış tıkış yaşadığımız için ufak bir köşe ve masa benim minik ofis alanım olarak iş görüyor. Serbest zamanlı çalışmanın güzelliği de biraz buradan geliyor. Laptopunu koyduğun her masa senin çalışma alanın olabilir. Özellikle yaz aylarında güzel manzaralı yerlerde çalışmak benim için gerçekten keyif verici. Eğer evden çalışmaya başladıysanız kendinize rahat çalışabileceğiniz bir çalışma alanı oluşturmakla başlayabilirsiniz.

Freelance çalışmanın avantajları nedir?

Sabahın köründe kalkmamak, rahatça kahvaltı yapabilmek, kendi işinin patronu olabilmek, istediğin yerde ve saatte çalışabilmek gibi birçok avantajı olabilir.

Bir diğer güzelliği de iş seçmek. İstemediğiniz bir işi zorla yapmak zorunda kalmıyorsunuz.

Benim için evde olmanın bir avantajı da, ev işlerine de rahatça vakit ayırabilmek. Kendime günlük ve haftalık olarak planlar çıkartıyorum. Trafiğin sağladığı vakit kaybı ve yol yorgunluğu haliyle olmuyor. Ofis işlerimi bitirdikten sonra veya o günkü planıma göre beni çok yormayacak işlere de vakit ayırabiliyorum. Veyahut öğlen biraz zaman ayırıp yemek pişiriyorum. İlgi alanlarıma ve uğraşlarıma vakit ayırabiliyorum. Yani günümü birçok açıdan verimli geçirebiliyorum. Tabii çok yoğun olduğum dönemler de olabiliyor. Her gün her şey mükemmel ilerliyor diye de bir şey yok.

Freelance | Evden çalışma sistemine başlayanlara öneriler
Fotoğraf: Brooke Cagle/Unsplash

Freelance çalışmanın dezavantajları nedir?

Avantajları olduğu gibi çokça dezavantajları da var arkadaşlar. Mesela; bir yukarıda bahsettiğim ev işlerine vakit ayırabilmeyi ben bir avantaj olarak görüyorum. Uzun süredir bir ofis çalışanı olan için ise bu durum bir anda kaosa da dönebilir. Evdeyken her gün bulaşık çıkacak. Kendi yemeğini yapman gerekecek. Çay, kahve getirenin olmayacak. Her ihtiyacını kendin karşılaman gerekecek.

Bunun yanında serbest zamanlı çalışanların çoğu bir sigortaya bağlı değil. Şu da olabilir; bağlı olduğunuz şirketiniz uzaktan çalışma sistemini benimsemiştir ve sigortanızı da yatırabilir. Genel olarak farklı firmalara bağımsız işler yapan serbest çalışanlar ne yazık ki sigortalı değiller. Belki ilerleyen yıllarda bu çalışma kültürü arttıkça bu gibi dezavantajlar ortadan kalkabilir. Şimdilik bu sorunu, sigortanızı kendiniz dışarıdan yatırarak çözebilirsiniz ama ben kendi kendime sigorta yapabilecek kadar henüz bir kazanca geçemedim.

Çok düşük fiyatlar ile yükü fazla iş yaptırmak isteyenler olabiliyor. Hepsinde bir sürü ilan var. Birçoğunun ilk aradığı şey, en düşük fiyata yapabilecek kişiler ve o kişiler arasından o işi en düzgün yapabilecek olanı seçebilmek. Elbette bu ilanlara başvurmak başvurmamak size kalmış. Her zaman emeğimin karşılığında beni tatmin edecek fiyatı teklif ediyorum. Kendi işinize değer verin. Emeğinizin altındaki bir işi kabul etmek işverenlerin gözünde freelancer’ların ucuz iş gücü olarak görünmelerine yol açıyor.

Bir anlaşmaya vardınız. İşiniz bitti ve ödemenizi alamadınız. Ödeme almanızı garantileyen veya şikayet edebileceğiniz bir sistem yok. Her şey tamamen karşılıklı güven oluşturmakla ilerliyor. Bu yüzden karşılıklı referanslar çok önemli. Tek seferlik işlerde ödemenin ilk yarısını iş başı, diğer yarısını da iş sonu alıyorum. Aylık düzenli çalıştığım yerlerde ise ay başı yatırıyorlar. Mümkün olduğunca sözleşme ile iş yapın. Bu sözleşmeyi de bir avukat aracılığı ile hazırlayın. Yapabiliyorsanız fatura kesin. Veyahut bağımsız olarak çalışanlar için Serbest Meslek Makbuzları var. Bu tarz aşamalar size vergi yükümlüğünü de getirecektir ama başınıza talihsiz bir olay geldiğinde kendinizi koruma altına almanızı da sağlayacaktır. Ek olarak, anlaşmalarınızı sözlü değil yazılı yapın.

Freelance | Evden çalışma sistemine başlayanlara öneriler
Fotoğraf: Ewan Robertson/Unsplash

Eğer düzensiz bir çalışma hayatınız varsa, gece çalışıyorsanız, çok fazla işe gömülüyorsanız bu durum sizi iyice yalnızlaştırabilir. Sistemli olur, kendinize de vakit ayırabileceğiniz zamanlar belirlerseniz bu sorun ortadan kalkar diye düşünüyorum.

Ayrıca para akışının düzensiz olması gelecek kaygısını arttırabilir. Bu ay iyi para kazanabilirsiniz ama sonraki ay veya aylar para kazanabileceğinizin garantisi yoktur.

Şöyle bir baktığımızda uzaktan çalışmanın dezavantajlarının çoğunluğu henüz oturmamış bir çalışma kültürü ve altyapı eksikliğinden kaynaklanıyor.

Freelance Dayanışma Ağı: Ofissizler

Serbest zamanlı çalışma, evden çalışma, dijital göçebelik kültürü ülkemizde yeni yeni kendini bulan bir sistem. Çok uzun süredir var olsa da kabul edilebilirliği, ciddiye alınabilirliği yeni artıyor gibi. Artık şirketler de böyle bir çalışma şeklinin kendi iş ağlarında da var olabileceğini sorgulamaya başladılar. En azından Yeni Koronavirüs ile birlikte bir tık daha arttı diyebiliriz. Bunun yanında artık bir dayanışma ağı da var. Bu süreçlerin daha hızlı ilerleyebilmesi için böyle bir platform kurmak önemliydi. İşte karşınızda “Freelance Dayanışma Ağı” Ofissizler!

Ofissizler freelance çalışanların bir araya geldiği bir dayanışma ağıdır. Bu ağın kurulma amacı ise şöyle: Freelance çalışmanın kendine özgü koşul ve sorunlarını tespit edip görünür kılmak. Ayrıca freelance çalışanların daha adil bir çalışma düzenine kavuşmasını sağlamaktır.

Eğer siz de bir freelancer iseniz bu dayanışma ağına katılabilirsiniz.

Verimli çalışma saatleri nelerdir?

Gece çalışmayı seven geçe kuşları da elbette olacaktır. Geçmişte sabah geç kalkıp, gece çalıştığım çok zaman oldu. Sabah erken kalkıp, akşam insani saatte çalışmayı sonlandırmanın benim için daha verimli ve sağlıklı olduğuna en sonunda karar verdim. Bir de, iş çerçevesinde işverenle bazen iletişim içinde olmak gerekebiliyor. İş dünyasında da mesai sabah başlıyor ve akşam bitiyor. Verimli çalışma saatlerini kendinize göre belirlemeniz gerekiyor.

Bazen sekizde bazen dokuzda kalkıyorum. Sekizde kalkarsam sabah egzersizini de ekliyorum. Dokuzda kalktığımda ise sadece kahvaltı, kahve ve mail, bildirim kontrollerini yapıyorum. Akşamdan kalan dağınıklık varsa hızlıca toparlıyorum. Saat 10’da da laptop başına oturup, günlük planıma göre o günkü işlerimi hallediyorum. İşin durumuna göre akşam beş, altı veya yedi gibi de ofis işlerimi sonlandırıyorum. Kalan zamanı farklı şekillerde değerlendiriyorum. Sabah yapamadığım egzersizi iş sonrasına koyuyorum. Tabii işin yoğunluğu, yetişme süresi, o güne göre planlarım değişebiliyor. Ama temel olarak çalışma şeklim böyle.

Evden çalışma sistemine başlayanlara öneriler
Fotoğraf: Manny Pantoja/Unsplash

Uzaktan çalışmayı kolaylaştıracak araçlar

We are the Hippies olarak biz Facebook’un kendi altyapısı olan Workplace‘i kullanıyoruz. Ücretli ve ücretsiz versiyonları var. Küçük bir oluşum olduğumuz için bize ücretsiz versiyonu yetiyor. Konulara göre gruplar oluşturup, ilgili kişileri oralara ekleyebiliyorsunuz. Messenger özelliği de var. Facebook olduğu için belki büyük kurumlar güven nedeniyle tercih etmeyebilir. Bu noktada Slack belki daha güvenilir de kalabilir. Pek emin değilim.

Daha önce başka oluşumlarla birlikte Slack‘i kullandım. Birçok firmanın, uzaktan çalışma sistemi pek olmasa bile Slack kullandığını biliyorum. Elbette tüm bu platformlar her türlü çalışma sisteminin faydalanabilmesi için yapıldı. Slack, ekip içi organizasyon sağlayan bir uygulama. Her şeyi daha düzenli takip ve analiz etmenize yarıyor.

Görüntülü iletişim için ben biraz eski kafayım. Skype benim işimi hep gördü ama Workplace’i telefon üzerinde kullandığınızda da görüntülü sohbet yapabiliyorsunuz. Ayrıca Webex üzerinden video konferans yapabilirsiniz ama 90 gün ücretsiz kullandırtıyor. Zoom üzerinde de 100 katılımcıya kadar grup toplantılarına izin veriyor. Bu ikisini de kullanmadım ama Zoom‘un bir saatin ardından toplantıyı otomatik sonlandırdığını okudum. Kısa görüşmeleriniz için bunu tercih edebilirsiniz.

Rimuut, online fatura kesmenizi sağlıyor. Anladığım kadarıyla işveren de rimuut ile anlaşmalı ise daha düşük bir komisyon oranı alıyor. Fatura konusunda pratiklik sağlıyorlar ama komisyonları biraz yüksek. Bu noktada eş dosttan rica etmek daha uygun komisyonlu fatura kesmenizi sağlayabilir. Bununla birlikte keseceği komisyonu da hesaba katarak, ona göre de bir fiyat anlaşması sağlayabilirsiniz. Tabii fatura kesilecek müşterinin de bu sisteme kayıt olması gerekiyor. Fatura kestiğiniz için vergi sistemini de takip etmeniz gerektiğini unutmayın.

Gün içinde hangi işe ne kadar vakit harcadığınızı kontrol etmek istiyorsanız Toggl işinizi görebilir. Başla deyip, işinizi yapıyorsunuz ve işiniz bitince durduruyorsunuz. Bu süreç kaydedilmiş oluyor.

Son olarak Google Docs‘ı gerçekten çok seviyorum. Bir dosya iletmek gerektiğinde de linki hızlıca iletip çalışmanızı kolaylıkla paylaşabiliyorsunuz. Tüm çalışmalarınıza da kolayca başka bir bilgisayar üzerinden de erişebiliyorsunuz. Bilgisayarınıza bir şey olsa Google Docs üzerinden çalışmalarınıza ulaşabilirsiniz.

Evden çalışma sistemine başlayanlara öneriler
Fotoğraf: Anton Shuvalov/Unsplash

Google’da ufak bir araştırmayla bir sürü program ve uygulama bulacaksınız. Kendinize uygun olanı tercih edebilirsin. Mümkün olduğunca tek bir yerden birçok şeyi yapabildiğim programlar benim tercihim. Bunun dışında old school ajandacıyım. Online ajandaları veya günlük/haftalık/aylık planlayıcı uygulamaları çok bana göre değil. Kullanmaya çalıştım ama verim alamadım.

Freelance işler nereden bulurum?

İş bulma konusunda, tanıdık ve tanıdık çevresi size en çok iş sağlayan unsur. Güzel bağlantılar edinmek için LinkedIn üzerinde de aktif olmakta fayda var. Bunun dışında iş ilanlarını görebileceğiniz çeşitli yerli ve yabancı siteler var. Bu sitelerin pek faydasını göremedim, fiyatlar çok düşük olabiliyor. Yine de oralarda var olmak gerekli diye düşünüyorum. Kontrol edip, tekliflerimi yine veriyorum. Nereden ne çıkacağı belli olmaz.

Uzman Kirala, Proje Kurdu, Bionluk, Sadeceon, Freelance Writing, Pro Blogger Jobs, Mediabistro Jobs, Freelancer, Jooble gibi internet sitelerinden yararlanabilirsiniz. Google üzerinden çok daha fazlasına erişebilirsiniz.

Bol bol egzersiz yapın

Evden çalışıp bir de üstüne ekrana kilitlenirseniz büyük ihtimalle belirli süre sonra bel, kalça ve bilek ağrıları hissetmeye başlayacaksınız. Bu hiç sağlıklı bir durum değil. Önlem almazsanız bu durum, acı verici ağrılara da dönüşebilir. Sabahları veya akşamları veyahut çalışma aralarında egzersizler yapmak sizi kendinize getirecek.

Son iki senedir haftada birkaç kere, evde kendim yoga pratikleri yapıyorum. Bizim siteden Sema‘yı bilirsiniz. Bu sene de onunla takas usulü derslere başladık. O yoga yaptırıyor bana, ben de ona poi öğretiyorum. Eğer uzun süre hareket etmezsem belimde batmalar hissediyorum. Uzun yıllar bilinçsiz çalışmanın sonuçları bunlar. Hiçbir zaman geç değil; egzersizi hayatıma entegre ettiğimden beri sıkıntı yaşamıyorum.

Bunun dışında son birkaç aydır asıl problemi el bileğinde yaşıyorum. İnsan başına gelmeyince önlem almayı neden akıl etmez bilmiyorum! Juggling’de de bileğimi çok kullanıyorum ve bazı hareketlerde inatla zorlayabiliyorum. Hem sabırsız juggling hareketleri hem de aşırı klavye kullanımı derken bir ara bileğimi bükmekte zorlanıyordum. Karpal tunel sendromu diyorlar buna. Sinir birleşimi noktasında ufak bir topçuk beliriyor. Kendimi hareketlerde zorlamamaya ikna ettim. Laptop için de dikey fare ile ortopedik fare ve klavye pedi diye bir şeyler olduğunu öğrendim. Birer tane onlardan edindim. Her akşam da bilek hareketleri yapıyorum. Akşam oldu mu laptopu kapatıyorum. Eskiden deli gibi geç saatlere kadar çalışıyordum. Daha sistemsizdim. Bu çok zararlı bir şey.

Evden çalışma sistemine başlayanlara öneriler
Fotoğraf: Croissant/Unsplash

Kendi çalışma sistemim yıllar içinde oturdu. Deneme yanılma ile tecrübe ederek bu noktaya geldi. Evde çalışırken çalışma dengesini iyi kurmak gerekiyor.

Daha fazla oku: Sırt ağrılarınıza iyi gelebilecek 20 yoga pozu

Özetle

Covid-19 nedeniyle geçici de olsa evden çalışmanız gerekiyorsa veya artık siz de bir freelancer iseniz özetle şunları sizlere önerebilirim. Yukarıda biraz gevezelik yapmış olabilirim.

  1. Kendinize biraz zaman tanıyın. Baskı yaratmayın. Yeni bir çalışma sistemine alışmanız gerekiyor. Birkaç gün içinde hepsi yerine oturacaktır.
  2. Kendinize çalışma alanı oluşturun.
  3. Beslenmenizi aksatmayın, evde yemek yapmanızı öneririm. Bol su için. Dengeli uyuyun.
  4. Çalışma saatlerinizi abartmayın. Molalar verin ve akşam çalışmanızı sonlandırın.
  5. Kendinizi planlayın. Günlük/Haftalık/Aylık planlar çıkartın.
  6. Sabah veya akşam egzersizlerini alışkanlık haline getirin. Özellikle boyun, bilek ve bel kısımlarına uygun hareketler yapın.
  7. Serbest çalışmak “kafana göre” çalışmak anlamına gelmiyor. Aksine zaman içinde birçok açıdan planlı olmayı da öğretiyor.

Elbette tüm bu öneriler ve deneyimler bir çalışanın gözünden. Madalyonun bir de işveren tarafı var. Bu açıdan da ele almak kıymetli olacaktır. Bir işveren olarak belki deneyimlerinizi yorum olarak paylaşmak istersiniz. Evden çalışma sistemi gün geçtikçe daha önemli bir hale geliyor ama özellikle ülkemizde hâlâ çok yeni bir konu. İşveren çalışanın verimliliğini ölçmek, denetlemek, bilgi güvenliği sağlamak, sorunsuz iletişime geçmek isteyebilir… Yeterli alt yapılar çok yok lakin bu bir başlangıç. Eminim çok daha gelişecek, daha çoklar bunun önemini de anlayacak. Ofissizler üzerindeki İşverenler için evden çalışma rehberi belki işinize yarayabilir.

Son olarak diyebileceğim; sorumluluk sahibi ve planlı insanlar için iletişim günümüzde sorun olmamalı. Diğer altyapı eksiklikleri de zamanla iyileşecektir.

Umarım bir nebze olsun ışık tutabilmişimdir. Deneyimlerinizi benimle de paylaşırsanız çok sevinirim, belki bilmediğim yeni yolları sayenizde keşfederim. Teşekkürler ve iyi çalışmalar!

Başlık Fotoğrafı: Roberto Nickson/Unsplash

Sizler tarafından desteklenmek, kaliteli içerikler üretebilmemiz için bizlere daha büyük olanaklar tanıyor. Lütfen bizi destekleyin!