2050 yılına kadar dünya nüfusunun yüzde 68’inin kentsel alanlarda yaşaması bekleniyor. Kent bahçelerini birincil gıda kaynağı olarak ciddiye almanın zamanı geldi. Amerika Birleşik Devletleri, dünyanın en zengin ülkesi olmasına rağmen 2018’de açlıkla mücadele eden 37 milyondan fazla insana sahipti. Pandemiden bu yana bu sayının 54 milyona çıkması bekleniyor. İnsanların ücretlerinde adil değişimler hemen yapılmayabilir ancak sebze tohumları zor zamanlarda topluluklara yardımcı olabilir. COVID-19 açlık sorununu artırması, kent bahçelerinin gündeme gelmesine yol açtı.

Kent bahçeleri, şehirlerin kırsal alanlara daha az bağımlı olmasının anahtarı ve aynı zamanda gıda güvenliğinin sağlanmasına yardımcı olabilir. Berkeley Kaliforniya Üniversitesi’nde tarımsal ekoloji profesörü olan Dr Miguel Altieri’e göre kentsel alanlardaki çeşitlendirilmiş bahçeler çok çeşitli ürünler üretebilir ve civardaki sakinleri verimli bir şekilde besleyebilir. Gıda büymesini dahil etmek için kamusal arazi kullanımını değiştirmek ve çatılar, bodrumlar ve kullanılmayan binalar ile yaratıcı olmak, şehirlilerin taze malzemeleri tüketme şeklini ciddi şekilde değiştirebilir.

Depolar gibi kullanılmayan alanların yeniden kullanılması, restoranlar veya komşular için topluluk destekli tarıma doğrudan içerik kaynakları oluşturabilir. İç mekân çiftçiliği, potansiyel olarak daha pahalı olsa da yaşamın her kesiminden şehirlinin gıda sistemine bağlanmasına, gıda atıklarını kompost haline getirmesine ve gıda yetiştirme konusundaki bilgisini genişletmesine izin veriyor.

Kent bahçeleri çalışmaları bazı yerlerde mevcut

Şikako banliyösü Evanston’da gıda güvensizliğini sona erdirmeyi amaçlayan ve kâr amacı gütmeyen bir bahçe olan Foster Street Urban Agriculture oluşumu var. Çocuklar burada domates yetiştirmeyi veya evlerine yakın yerlerde kullanabilecekleri diğer küçük bahçe projelerini deneyimleyebiliyor. Buradaki hasatlar yiyecek depolarına bağışlanıyor.

Şimdi, COVID-19’un ardından şehir çiftlikleri her zamankinden daha önemli hale geldi. Mayıs ayında taze gıda fiyatlarında artışlar oldu. Toplumu, mikro yeşillikler ve daha fazla tarladan masaya yiyecekler ile beslemek zorunlu bir durum. Kent bahçeleri toplulukları beslemek için yiyecek yetiştirmeli. Bahçeleri veya geniş alanı olmayanlar için paylaşılan kent bahçeleri yerel bir nüfusa hizmet edebilir. İnsanların parası olmadığında yemek yetiştirmek, beslenme ve hatta belki de gelir sağlamak için bir çözümdür. Bu da savunuculuk, gönüllüler ve sosyal yardımla başlar. Küçük ölçekli bahçeciliğe, pencere kenarı ile başlayabiliriz. Bu çok önemli bir adımdır.

ABD’de de, COVID-19 açlık sorununu ilerleyen zamanlarda daha kötü bir noktaya getirecek gibi gözüküyor. Kent bahçeleri de bununla mücadelede yerinde bir çözüm olarak karşımıza çıkıyor.

Kaynak: EcoWatch