“Çankırı’da bir krater gölü var” dediler. Biz de pazar günü piknik yapmak için atladık arabaya koyulduk yola. Ama ne göl ismini ne de yolu biliyorduk. Üstüne telefonum da kapalı olduğu için internet ve navigasyon yardımı da alamadık.

90 kilometre gittikten sonra meyve sebze satan amcalara “Burada bir göl varmış, balıkçıya gelmeden soldan bir yoldan gidiliyormuş” dedik ama amca bize “Göl falan bilmiyorum, belki şuradan bir geçiş olabilir” dedi. Göl, 40 kilometre kalan Çankırı merkezde olmayacağı için geri döndük. Dönüşte de yan yol falan çıkmadı.

Evet, Çankırı’ya gidip geldikten sonra rotamızı değiştirdik. Çubuk Karagöl‘de piknik yapmaya karar verdik.

Çubuk Karagöl, bok büyük olmamakla birlikte suyu pis, heyelan set gölü. Etrafta piknik yapabileceğiniz masalar, mangal yapmak için taşlar bulunmakta. Wc ve otopark gibi imkânları da var. Girişte para vermiyorsunuz.

Yalnız çok esiyor buralar. Yanınızda bir hırka bulunsun. Ben dondum tüm piknik boyunca. Göle girmek tehlikeli ve yasak! Zaten o kadar pis ki girilse bile insan girmez. İnsanlar çöplerini neden göle atar anlamıyorum. İnsanlar çöplerini neden yere atar anlamayacağım. Çöp de değil geri dönüştürülebilen atık hemen hemen hepsi.