Ulucanlar adını son zamanlarda fazlaca duyuyordum. Sonunda bu tarihi yeri ziyaret ettim. Müzenin her yerini gezdikten sonra insan garip duygular içerisine giriyor. Bildiğimiz onca isim buradan geçmiş. Her bir tarafı hikâye ile dolu. Yaşanmışlığı hissediyorsun. 

En çok etkileyen beni sanırım şuydu. Hücrelerin olduğu uzun bir koğuş var. Tamamıyla karanlık dar bir alan. Soğuk demir kapıların üstünde ufak pencerelerden içeriye bakabiliyorsunuz. O zamanı canlandırmak için balmumundan heykeller yapılmış içerilere. Aynı zamanda arka fondan “Yapma! Vurma! Allah belanı versin! Masumum ben!” gibi sesler geliyordu. O seslerle birlikte o pencereden bakmak içimi çok kötü yaptı.

Her koğuşun bahçesinde sadece tek bir ağaç var. Tek bir ağaç ile ne demek istemişler içeridekilere? Umut edin mi? Kesinlikle görülmesi gereken müzelerden bir tanesi.

Müze girişi tam 5 tl, öğrenci 2 tl. Akşam dörtte müze kapanıyor.

Daha fazla fotoğraf için tıklayınız.