Hayvanlara zarar vermeyen bir gezgin olmak ⋆ We are the Hippies
close
SeyahatVeganizm

Hayvanlara zarar vermeyen bir gezgin olmak

Hayvanlara Zarar Vermeyen Bir Gezgin Olmak
peta.org

Seyahatlerimiz sırasında farkında olmadan ya da olarak hayvanlara çok ciddi zararlar verebiliyoruz. Kimi zaman fotoğraf çektirerek kimi zaman onları binek olarak kullanarak… Bu yazıda geziler sırasında hayvanlara en çok zarar veren sektörlerden bahsedeceğim. Yunuslarla yüzüyorsanız, yavru kaplanlarla fotoğraf çekiliyorsanız, fillerin üzerine binerek geziyorsanız siz de bu suça ortak oluyorsunuz. Peki, hayvanlara zarar vermeyen bir gezgin olmak için neler yapabilirsiniz?

Fillerle Gezmek

Filler oldukça akıllı, kendini tanıyan, hassas, merhametli hayvanlardır. Sürünün üyeleri birbirleri arasında dayanışma içindedir. Bir üye hasta olduğunda diğer fillerin hasta fille yoğun bir biçimde ilgilendiği gözlemlenmiştir. Fillerin çok güçlü bir hafızaları var; yani insanların onlara bıraktığı kötü anılar yıllarca hafızalarında yer tutuyor. Bu güzel hayvanlar dişleri için öldürülmekte, sirklerde kullanılmaktadırlar. Ayrıca tatillerde binek hayvan olarak kullanılarak esir edilmektedirler. Bunun için de pek çok acı verici yöntemle “eğitilmekteler”. Ayaklarından zincirlenen hayvanlar ateşle korkutuluyor, en hassas yerleri olan hortumlarına şiddet uygulanıyor. Bu suça ortak olmamak için tatillerde filleri binek olarak kullanmayı tercih etmezsek, kim bilir belki bir gün özgür olurlar. Videoda göreceğiniz üzere hayvanların vücutları yanık ve yara bere içinde.

Hayvanlarla Fotoğraf Çekilmek

Bir fotoğtaf çektirmekten zarar gelmeyeceğini düşünüyor olabilirsiniz. Ancak görünenden çok daha fazla işkence ve keder var bu durumun arkasında. Özellikle son yıllarda egzotik bölgelerde bebek kaplanlarla fotoğraf çektirmek moda haline geldi. Oysa bu fotoğrafların çekilmesi için bu yavru kaplanlar çok küçükken annelerinden ayrılıyor. Fiziksel istismar ve yoğun strese maruz kalan bebek kaplanlar büyüyüp tehlikeli olarak görüldüklerinde ise ömürlerinin geri kalanını kilitli bir biçimde dar kafeslerde geçiriyorlar. Evet çok tatlılar, çok güzeller ama tüm hayvanlar doğada, özgür oldukları yerlerde güzeller. Lütfen onlarla fotoğraf çekilmeyin, esaret altında tutulmalarına, işkence görmelerine ortak olmayın.

Hayvanlara Zarar Vermeyen Bir Gezgin Olmak

Boğa Güreşi

Boğa güreşi izlemek için alınan her bilet sadistliğe katkıda bulunmak anlamına geliyor. İşkencenin gelenek haline geldiği boğa güreşi görünenden bile fazla acıyı taşıyor içinde. Boğalar aslında agresif hayvanlar değiller ancak arenaya çıkmadan önce bu hayvanların testislerine iğne sokuluyor, kulaklarına gazete dolduruluyor, gözlerine vazelin sürerek görme yetileri zayıflatılıyor. Karanlık bir odada birkaç gün boyunca bekletilen boğalar güçten düşürülüyor, dengesini kaybetmesi için birtakım ilaçlar veriliyor. Aç ve susuz bırakılan boğaların boynuzları da törpüleniyor.

Hayvanlara Zarar Vermeyen Bir Gezgin Olmak

Ardından boğa arenaya girdiğinde pikador da atla aynı yere giriyor ve hayvanın boyun kaslarını kesiyor. Matadorlar sahneye girdiklerinde banderilla adı verilen zıpkın benzeri kesici aletleri zavallı boğanın bedenine saplıyor. İşkence gören hayvan, yüzlerce insanın vahşi, acımasız çığlığı arasında acı içinde, kan kusarak can veriyor. Kulakları ve kuyruğu kesilen hayvanın üzerine seyirciler bir de pet şişe gibi atıklar atıyorlar. Bu korkunç vahşetin, geleneğin bitmesinin tek yolu desteklenmemesi, izleyici bulmamasıdır.

Eşek, at, deve gibi hayvanları binek olarak kullanmak

Bu hayvanlar ya turistleri ya da turistlerin yüklerini taşımaktadırlar. Yorulduklarında, yürümekte tereddüt ettiklerinde ise dövülmektedirler. Ülkemizde de yurtdışında da romantik bir geziye çıkmak isteyenler faytona binmekteler. Zavallı atlar yorgunluktan yaralanıyor, ölüyor. Binek olarak hayvanları tercih etmemek o hayvanların kurtulmasını sağlayabilir.

Hayvanlara Zarar Vermeyen Bir Gezgin Olmak

Yunuslarla Yüzmek

Yunuslar oldukça zeki, cana yakın hayvanlardır. Gülümsüyor gibi görünmeleri ise onların mutlu olduğu anlamına gelmiyor. Evlerinden uzak bir biçimde insan ziyaretçilerle bir havuzda yüzmek yunusları oldukça strese sokan ve bu yüzden erkenden ölmelerine neden olan bir durum. Bu yunuslar gün parklara, havuzlara getirilmeden önce tankerlerin, tırların içinde yolculuk yapmak zorunda kalıyor. Stresten ülsere yakalanan yunuslar, kendi sonarlarını kapatarak kör oluyor. Yavrularını da ölü doğuran zavallı güzelim hayvanlar, yemek yemek için de bin bir türlü numara yapmak zorunda kalıyor. Konu ile ilgili olarak The Cove adlı belgeseli de izleyebilirsiniz.

Akvaryum, sirkler ve hayvanat bahçelerini ziyaret etmek

Çocuklarınıza hayvan sevgisini hayvanat bahçelerini gezdirerek aşılayamazsınız. Bunun yerine barınakları ziyaret ederek ilgiye aç olan yüzlerce hayvanı ziyaret edebilirsiniz. Kişilerin eğlenmek, güzel bir gün geçirmek adına gittikleri hayvanat bahçeleri ve akvaryumun ardında yine esaret ve acı var. Bu alanlar hayvanların doğal evleri değildir. Her ne kadar havuzlarla, ağaçlarla, yeşil alanlarla göz boyanmak istese de hayvanların en çok acı çektikleri yerlerin başında gelir bu yerler. Hapishane görevi gören akvaryum ve hayvanat bahçeleri, hayvanların özgürce koşmalarını, kuşların özgürce uçmalarını engelleyen bu yerler hayvanların stres ya da hastalık gibi nedenlerden dolayı erkenden hayatlarını kaybetmelerine neden olmaktadır. Hayvanlar denizde, okyanusta, ormanda güzel. Hayvanat bahçesine gitmek insanlık suçudur. Delirerek ölen Arturo’yu hatırlayalım.

Doktor balıklar

Yurtdışında balık pedikürü olarak da bilinen doktor balıklar aç bırakılarak insanların kirli derilerini yemeye mecbur bırakılır. Bu hayvanlar bir törpü görevi görür ve işleri bitince çöpe atılır. Ülkemizde de bu balıklar kaplıcadan koparılarak kuaförlerde ve güzellik merkezlerine kaçırılmaktadır.

Etiketler: Seyahat İpuçlarıYeşil Seyahat

Bir Yorum Bırak