Müziğinin ve sesinin tınısında birçok duygunun farklı renklerini tadabileceğimiz Janis Joplin, gelmiş geçmiş en başarılı Blues sanatçılarından birisidir. Aslında O’nu tek bir türe sığdırmak yersiz. Zira 27 yıllık hayatı boyunca soul, country, psychedelic-acid rock gibi pek çok türde çalışmalar yaptı ve adından söz ettirdi. Efsanevi sesi ve müziği ile birçok müzisyenin ve müzik dinleyicisinin en büyük ilham kaynaklarından biri olan Joplin, Woodstock Festivali’nin de unutulmaz isimlerinden biri olmuştu. 1963 yılında otostopla Kaliforniya’ya gelip buradaki hippi hareketine katılan Janis, ne yazık ki fazla uyuşturucu kullanımından dolayı kontrolünü kaybetmeye başladı. Daha sonra kendini müziğe ve solo çalışmalarına vermişti ancak ne yazık ki durum O’nun için pek iç acıcı değildi. Hayatı boyunca sürekli kendini yalnız hissettiğini ve kendi akranlarına ve çevresine ait olamadığını söyleyen kozmik kraliçe Janis Joplin’e dair bilinmeyen 8 detay ile O’nu daha yakından keşfedelim.

Jim Morrison’ın kafasında şişe kırmıştı

Morrison ve Joplin’in müzik haricindeki ortak noktalarından biri de elbette alkoldü. Ancak Joplin, Morrison’ın alkollü hallerine pek dayanamıyor ve O’nu sürekli reddediyordu. Yapımcı Paul Rothchild’in düzenlediği bir partide Joplin, Morrison’ın O’na karşı olan tavırlarından aşırı rahatsız olduğunu belirtti. Ancak Jim Morrison bu ısrarını Janis Joplin’in kendisine bir şişe Southern Comfort ile vurana kadar devam ettirmişti. James Riordan’ın “Break On Through: The Life and Death of Jim Morrison” adlı biyografisine göre, Morrison darbeyle bayılmasına rağmen Joplin’e hayranlık duymaya devam ettiğini söylüyordu.

Bessie Smith için bir mezar taşı satın almıştı

Joplin’in nihai idolü ve en çok etkilendiği kişi “Mavilerin İmparatoriçesi” olarak bilinen Bessie Smith’ti. Hatta arkadaşlarına kendisinin Smith’in reenkarnasyonu olduğuna inandığını söylüyordu. Joplin, Smith’in Pennsylvania’da 43 yaşında bir araba kazasında ölmesinin ardından mezar taşsız bir mezara gömüldüğünü öğrendiğinde öfkelendi. Daha sonra bir mezar taşı satın aldı. Mezar taşında şöyle yazıyordu: Dünyanın En Harika Blues Şarkıcısı Şarkı Söylemeyi Asla Bırakmayacak!

Janis Joplin'e dair bilinmeyen 8 detay

Soyunma odasında tutuklandı

1969’da Tampa Florida’da bir konser sırasında, polis memurları sahneye çıktı ve Joplin’den düzeni sağlamak için onlara yardım etmesini istedi. Zira seyirciler fazla gürültülüydü ve seyircilerin hareketleri rahatsız ediciydi. Ancak Japlin yardım etmek yerine polislere küfretmişti. Sonunda, kalabalık sakinleşti ve konserini tamamladı. Ancak polisler kendisini soyunma odasında tutuklamak zorunda kalmıştı.

Porsche marka arabası 1,76 milyon dolara satıldı

2015 yılında, Joplin’e ait olan ve 1968’de satın alınan Porsche 365 isimli araç, açık artırmada 1,76 milyon dolara satılarak rekor kırdı. Her tarafı parlak kuşlar, kelebekler, havada süzülen gözler, manzaralar, mantarlar ve kafatası benzeri şeylerle boyandı.

Janis Joplin'e dair bilinmeyen 8 detay

Woodstock belgeselinde olmayı reddetti

Joplin ve grubu Kozmic Blues Band, 1969 yılında Woodstock’a vardıklarında 10 saat boyunca kuliste vakit geçirdiler. Joplin bu süreci sadece içerek geçirdiğini ve sahneye çıkmak için çok kötü giyindiğini belirterek bu görüntülerin daha sonra Woodstock belgeselinde yer almasını istemediğini söyledi.

Hayatı boyunca ailesine sürekli mektup gönderdi

Film yapımcısı Amy Berg, Joplin’in “Little Girl Blue” filmi için ana kaynak malzemesi olarak ebeveynlerine yazdığı mektupları kullandı. Bunlar, Joplin’in kötü hayat tarzına ilişkin endişelerini ailesini etkilemek ve destek bulmak için yazdığını gösteriyordu. Joplin müzik kariyeri için San Francisco’ya gittiğinde onlara “Zayıf karakterli ve aile içerisindeki kötü kız olduğum için özür dilerim” yazmıştı.

Janis Joplin'e dair bilinmeyen 8 detay
Janis Joplin’e dair bilinmeyen 8 detay

Sahnede çığlık atmayı seviyordu

Joplin’in sahnedeki duygu patlamaları, seyircinin sandığı gibi pek de spontan değildi. Aslında, genellikle müzikal etkilerini göz önünde bulundurarak, farklı türden çığlıkları çok daha önceden çalışıyor ve bunu performansına dahil ediyordu.

Ölmeden birkaç gün önce vasiyetini imzalamıştı

1 Ekim 1970’de Joplin, vasiyetini imzalamak için Robert Gordon adındaki bir avukatı ziyaret etti. Avukat Gordon, bu süreçte Janis Joplin’in aslında mutlu göründüğünü söylemişti. Ancak Blues kraliçesi ne yazık ki üç gün sonra ölü bulundu.

Janis Joplin'e dair bilinmeyen 8 detay