Limitless filmini hepimiz biliyoruz. Eddie Morra rölündeki Bradley Cooper, filmde gizemli bir hap kullanarak beyninin kapasitesini yüzde 100’e çıkarmayı başarabilmişti. Tabii bu tamamen bir film senaryosu ama gerçek hayatta da Limitless‘a ulaşmaya çalışan yüzlerce insan var. Smart Drugs (akıllı ilaçlar) denilen bu ilaçlar beynin biliş süreçlerini etkileyerek geliştiriyor ve hızlandırıyor. Mesela, ritalini hepimiz biliyoruz. Ritalin de akıllı ilaçlardan sayılıyor.

Nootropikler (1) (halk arasında beyin dopingi veya zeka arttırıcı olarak bilinir) yaratıcılık ve odaklanma gibi bilişsel işlevleri geliştirmek için Hindistan’da kullanılan asırlık bir uygulamadır. Bakopa ve morsalkım gibi otlar geleneksel Ayurveda tıbbında yüzyıllardır bilişsel işlevi arttırmak için kullanılmış. Modern çağda ise sentetik nootropikler üretiliyor.

Pirasetam, metilfenidat (Ritalin) ve modafinil (Modalert) gibi ilaçlar ilk olarak 1960’larda geliştirildi ve onaylandı. Sonra dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu, alzheimer, narkolepsi ve parkinson gibi bozukluklar için piyasaya sürüldü.

Sadece birkaç hafta kullanımda öznel ve belirgin olan ginseng ve bakopa gibi bitkisel takviyelerin aksine sentetik nootropiklerin etkisi anlık ve baş döndürücü bir şekilde güçlüdür.

Sağlıklı bir insanı “daha akıllı” yapamasalar da onları daha odaklı ve uyanık yapabilirler. Yaşadığımız son derece rekabetçi yaşam kültüründe bu haplar birçok insan için vazgeçilmez ve aranan bir cevap olabiliyor.

Akıllı ilaçlar insanların üretkenliğini gerçekten arttırıyor mu?

Akıllı ilaçlar ABD’de, Hindistan’da ve ülkemizde öğrenciler ve genç yetişkinler arasında son derece popüler.

Farmasötik nootropiklerin etik ve güvenliği konusundaki tartışmalar sık sık gündeme geliyor. Bazıları nootropiklerin sporcuların steroidlere benzer haksız bir avantaja başvurduklarını söylüyor. Diğer taraftan etkileri sorgulanıyor. Bununla birlikte çoğu nörolog güvenli olup olmadıkları ile ilgili kanıtların sonuçsuz olduğunu da kabul ediyor.

Kanıtlar sonuçsuz kalsa da insanlar nootropikleri kullanmaya devam ediyor. Zaman geçtikçe de akıllı ilaçlar daha da popüler hale geliyor. Hatta 2018 yılında 2.17 milyar dolar değerinde bir pazara sahip olan nootropiklerin 2025 yılına kadar 4.94 milyar dolarlık bir pazar büyüklüğüne ulaşacağı öngörülüyor.

Peki, ülkemizdeki ritalin kullanıcıları neler diyor?

B.M.Ö., 35, Video Operatörü

“2014’te bir arkadaşımın önerisi ile başladım. Denemem için bir tane verdi ve baktım gerçekten iyi, ben de doktora gittim. Dört senedir kullanıyorum ama artık kullanmamaya çalışıyorum. Çünkü artık ilaç olmaktan çıktı. Hiperkinetik bozukluk teşhisi var bende. İlk başladığımda harika bir ilaçtı. Cinsel istek artıyor. Kafan iyi çalışıyor. Ama son bir yıl bozdu beni. Aşırı duygusal birine dönüştüm. İlk zamanki etkisi azaldı gibi. Zaten doktora gidip üç kutu ritalin yazdırdığımda bana iki ay yetmesi gerekirken artık bir haftada tüketmeye başladım. Yetmediğini düşündüm. Bazen de ritalini kullanıp, işime gücüme odaklanmam gerekirken ritalini tüketmeye odaklandım. Dişlerim çürüdü. Uyuşturucu gibi oldu son zamanlarda. Ritalin içip bir şeylere odaklanmak güzel ama ritaline hiç başlamadan önceki halim daha iyiyiydi. Ritalin algılarımı bozdu. Doz aşımı yapmamak imkânsız gibi neredeyse. Bir aydır kullanmıyorum çünkü üç ayda yetmesi gereken ilacımı bir haftada bitirdim. Tekrar alabilmem için sürenin dolması gerek ama almamak istiyorum. Umarım başarabilirim.”

Akıllı ilaçlar insanların üretkenliğini gerçekten arttırıyor mu?
Akıllı ilaçlar grubuna giren Ritalin’i hepimiz biliyoruzdur. En çok tüketilen ilaçlardan biri.

S.C., 31, Müzisyen

“25 yaşında sınavlara çalışabilmek için bir arkadaşımın tavsiyesi ile doktora gittim. Gerçekten de dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olduğumu öğrendim. Bu şekilde ritalin ve concertaya 18 mg ile başladım. 5-6 yıldır kullanıyorum. İlk aldığımda ciddi anlamda rahatlama hissettim. Kaygı ve paranoyalarım hafifledi. Yine de hiçbir zaman ilk zaman aldığım kadar etkisini tekrar görmedim. Buna ara verip başladığım dönemler de dahil. Üretkenliğim buna paralel olarak başladı. İlgilenmem gerekenlere yöneldim. Ama yaratıcılık kısmında aynı şeyi söyleyemem.

Hâlâ kullanmamım sebebi bir şekilde uyarıcı madde seviyorum. Dönem dönem uykusuzluk, iştah kaybı ve özelikle vücuttan çekilme anınında anskiyete yaptığı için bırakıyorum. Bu sefer de kendimi uyarıcı madde olarak başka maddelere yönelmiş buluyorum. Böyle bir döngü içindeyim.

Uzun dönemde insana zarar verdiğini ve net bağımlı olduğumu düşünüyorum. Zararları konusunda bağışıklık sistemi bence en başta geliyor. Ritalin almadığım zamanlarda özellikle güne başlarken fizyolojik olarak kas ağrısı, halsizlik ve bitkinlik söz konusu oluyor.

Aklımda bırakmak var ama bunun için önce tempolu hayatı bırakmam gerekiyor. Beni iş olarak koşturan şeyi ritaline bağlıyorum. Doktorum bir kere önerdikten sonra arkadaşım olan doktordan ritalini aldım. Nasıl ne için kullandığımı biliyor. İyi geliyorsa kullan şeklinde yaklaşıyor.”

Akıllı ilaçlar insanların üretkenliğini gerçekten arttırıyor mu?
Akıllı ilaçlar, sağlıklı bir insanı “daha akıllı” yapamasalar da onları daha odaklı ve uyanık yapabilirler.

I.D., 31, Yoga Eğitmeni

“Lise sonda psikologumun bir psikiyatriste yönlendirmesi ile ritaline başladım. Lise son, üniversite ve yüksek lisansım boyunca, yani 9-10 yıllık bir zaman dilimi içinde kullandım ve şu an artık kullanmıyorum.

Ritalini ilk aldığımda pek de iyi hissetmedim. Tabletin yarısını aldığımı ve derse girdiğimi hatırlıyorum; çarpıntı, baş dönmesi, mide bulantısı gibi bir ton bedensel hisler ile uğraşmıştım ve bir şeye odaklanmak söz konusu olmamıştı.

Daha sonra bu yan etkilere alıştım diyemeyeceğim ama kontrol altına almasını öğrendim. İlacımı yararıma kullanmanın yollarını geliştirdim. İlacı kullandığım süre boyunca toleransım geliştiğinden yan etkiler daha az hissedilir oldu veya daha yüksek dozlarda kendini belli etmeye başladı. Yarım tablet başladığım ilaca, üniversitenin son yılı dörder dörder alıyordum. Mezun olup yüksek lisansa başladığımda kullanımı azalttım.

Gerçektende odağımı ve üretkenliğimi artırdı diyebiliriz. Çift diploma lisansı bitirdim, tez yazdım, okul ile pek ilgilenmediğim halde iyi bir ortalama ile mezun oldum. Yani ilgilenmediğiniz konulara bile odaklanabilirsiniz. Tabii bu gerekli mi tartışılır?

İlacın bedenimdeki toleransının değişmesi ve kontrol altına almayı bildiğim bu hisler hoşuma bile gitmeye başlamıştı. Kullanım dozlarım ilkine göre sonlarda çok daha fazla olmasının yanı sıra 5 saate kadar etki gösterirken zamanlar son zamanlarda 2.5-3 saatte etkisi azalıyordu. Daha çok miktarı daha kısa sürelerde tüketme isteği ve gereği oluştu diyebilirim.

Akıllı ilaçlar insanların üretkenliğini gerçekten arttırıyor mu?

Birkaç sebebin birleşimi bırakmama yol açtı. Mide rahatsızlıkları ve sürekli endişe hali gibi. Aynı anda antidepresan da kullanıyordum. Akademik yaşam bitince ritalini azaltarak hayatımdan çıkardım. Odaklanmak için gerekli olmadığını ve yan etkilerine katlanmak istemediğime karar verdim.

Şu an çok daha iyi hissediyorum ve meditasyon gibi bazı çalışmaların kendi konsantrasyonum üzerinde daha etkili olduğunu görüyorum. Çalışma zamanlarımı kendime göre ayarlayarak oluşturuduğum sistemde açıkçası ilaç ihtiyacı hiç hisetmiyorum.

Keşke almasaydım demiyorum. İyisiyle kötüsüyle beni ben yapan deneyimlerden biridir ama keşke çocuklara böyle bi ilaç yazmasalar, aileler biraz daha bilinçli olsa, eğitim sistemleri farklı olsa bunlar güzel olabilirdi.”

B.A., 30, Freelance 3D, Animatör, Dövme Sanatçısı

“Ritalin ve concerta deneyimim çok ufak yaşta reçete ile başladı. 3-4 yaşlarında ADHD teşhisi konuldu. Lise hayatım başlaman bir iki yıl öncesinde ritalin ve concerta yazıldı. İkisini aynı anda kullanıyordum. Biri hızlı salınımlı diğer ise daha yavaş salınımlı olduğundan… Concerta daha uzun süreli bir ilaç yani sabah okula gitmeden içiyordum ama o gün sınavım varsa, sınavdan bir saat önce ritalin de veriliyordu.

Şu an kullanmıyorum ama 12-23 yaşlarında gelişim süreci ile birlikte ve çok üst düzey şekilde ADHD hastasıydım ve belki de mecbur içmem gerekiyordu.

Aslında doktora kalsa hâlâ kullanmaya devam ederdim sanırım ama ben hiçbir ilacı kullanmayı seviyorum. Yani ilacın hakkını yiyemem sanırım çünkü bende dikkat eksikliği ve hiperaktivite dediğim gibi çok ciddi boyuttaydı. Ama bu ilaçların yan etkileri de bir o kadar büyük.

Lise hayatımın bitişi ile ilaçları zaten bıraktım ve hiçbir zaman ilaç içmekten hoşlanmadım. Ama sınav dönemlerinde dikkatime yardımcı oldular.

Artık daha durgunum, büyük ihtimalle yaş da buna etken. O tarz bir ilaca artık ihtiyaç duymuyorum ama duysam da sanırım kullanmam. Basit ilaçlar değiller, madde bağımlılığı gibi görüyorum.

Bazı ebeveynler hiç düşünmeden, yeter ki çocuğum okulda başarılı olsun diye ilaç sektörüne çok dalıyorlar ama ben bunu pek doğru bulmuyorum.

Ailem, en azından enerjimi böyle yönlendirebilmem için beni ufaklığımdan beri -neredeyse iki yaşından beri- spora yönlendirmiş. Uzun yıllar yüzücüydüm, voleybol oynadım, hentbol oynadım ve daha niceleri… Yaptığım sporlarda da çok başarılıydım. Yüzmede Türkiye beşinciliğim, voleybolda da ilçe ikinciliği ve birinciliğimiz var.

Spor, çocuklarını ilaç kullanmadan büyütmek isteyen aileler için büyük bir kolaylık olur. Ayrıca takım sporu gibi sporlar çocuklar için daha iyi. Çünkü bu şekilde sadece kendi düşünceleri değil başkalarının düşünceleri de giriyor işin içine. O zaman çocuk sadece kendi başına değil de başkalarının da kararlarına ve düşüncelerine odaklanıyor. En azından odaklanmak zorunda kalıyor.

Spor bizim gibi çocukların en büyük kaynaklarından biri. Sadece ülkemizde spora bakış açısı futbol ve basketboldan ibaret. Voleybol ve birkaçı yeni yeni yer etmeye başladı. Bunun dışındaki dallarda sporcu olup aç kalmak çok olası. Aileler bu korku ile sporu bir yaşta bıraktırıp çocukları okula yönlendiriyorlar.”

Medikal sorunu olmayan insanların zekalarını geliştirmek ve zihinsel fonksiyonlarını arttırmak için bu ilaçlara ve takviyelere yönelmeleri, etik ve adil olup olmadığı konusunda tartışmalara neden oluyor. Ayrıca ilaçların olası yan etkileri ve reçeteli ilaçların reçetesiz bir biçimde kullanılması da ciddi tartışma konularından biri.

Küçük yaştaki çocuklara verilmesi, özellikle öğrenciler arasında kullanımının yaygın olması, durumun ciddiyetini gözler önüne seriyor.

Akıllı ilaçlar zihinsel performansı arttırıyor. Buna dair sonuçlar ortada ama medikal bir rahatsızlığı olmayanlar için bu ilaçların kullanılması olası yan etkilerine gerçekten değer mi? Gerçekten değdiğini düşündüren rekabetçi ve hırslı bir yaşam ortamı mı?

Peki, dünyada en çok tüketilen nootropik maddedinin kafein ve çay olduğunu biliyor musunuz?

NOT: Konu ile ilgili uzman görüşe de yer vermek istedim ama hiçbir uzmana ne yazık ki ulaşamadım!

(1) Sağlıklı bireylerde dikkat, hafıza, yaratıcılık ve motivasyon gibi zihinsel fonksiyonları artırmaya yönelik kullanılan çeşitli ilaç ve gıda takviyelerine verilen ortak ad.