close

“Doğanın kucağında, özgürce, korkusuzca, sevgiyle yaşayacağımız bir yuva kuruyoruz. Bu hayal hepimizin diyoruz ve hayalimizin kapısını sizlere açıyoruz” diyen Okan, Anna, Ceren ve Murat ile Fongogo üzerinden açtıkları “Bir Yuva Kuruyoruz” projesini konuştuk.

Okan ve Anna ile sohbetimizin başladığı nokta geçen seneki Back to Nature Festivali’ne dayanıyor ve o zamandan beri hayatımın bir noktasında hep varlar. Murat ile geçense çiftlikte bir dönem birlikte yaşadık. Ceren ile de bu seneki Back to Nature Festivali’nde tanıştım. Hepsinin kalbi temiz, güzel insanlar. Lanet çarkın dışında kendilerince bir şeyler yapmaya çalışıyorlar ve bizlere sesleniyorlar. “Gelin, birlikte destekleşelim ve yuvamızı kuralım” diye.

Fongogo’nun bu sayfasına hemen giderek “destekle” butonu ile istediğiniz ödülü seçebilirsiniz. Bu sayede bu projenin gerçeğe ulaşmasına siz de el uzatmış sayılırsınız.

“Biz, siziz”

Aile üyeleri kendinden biraz bahsedebilir mi?
Tam olarak proje açıklamasına yazdığımız gibi; biz birbirini yolda bulmuş ve ortak hayale yürüyen kocaman bir aileyiz. Bireysel olarak kim olduğumuzun çok bir önemi olmadığını düşünüyoruz ancak çok sade bir ifadeyle anlatmak gerekirse; biz, siziz.

Kuracağınız yuva nasıl olacak? Biraz anlatır mısınız?
Bizim için yuva kavramı hayvanların, doğa ve insanların kardeşçe ve sevgiyle yaşayabildiği, gösterişten ve tüketimden uzak bir sadeliği ifade ediyor ve yuvamızı bu anlayış üzerine kurmaya çalışıyoruz. Daha fazla detaylandırmamız gerekirse tamamen içe dönük bir yaşam alanı yerine atölye, meditasyon, kamp günleri ya da seminer gibi etkinlikler düzenlemeyi planlıyoruz. Böylece bu deneyimi hepimizin deneyimi haline getiriyoruz. Elbette bu etkinlikler bir işletme anlayışından çok dayanışma tabanlı olacak.

İsteyen gelebilecek mi; biraz da kafanızdaki işleyişten bahseder misiniz?
Elbette, doğa seven ve doğal yaşamı deneyimlemek isteyen herkes bizimle vakit geçirebilir.

Neden olmasın?

Proje nasıl ilerliyor? İnsanlar sizi neden desteklemeli?
Şuana kadar harika destek mesajları aldık ve bu durum bizi çok motive etti. Bu bir süreç bir baş ya da son değil. Bizim bu projeyi başarmamız birçok insanda “neden olmasın” hissi yaratacaktır düşünsenize adım adım, küçük küçük desteklerle bu tip komünlerin çoğalması ne kadar güzel olurdu…

Almayı düşündüğünüz bölge var mı? Yuvanızı nereye kurmayı planlıyorsunuz?
Balıkesir’in köylerini araştırıyoruz, büyük ihtimalle ege tarafında olacak ancak emin olamıyoruz her şey bütçemiz doğrultusunda şekillenecek.

İleride karşılaşabileceğiniz ekonomik problemleri nasıl aşmayı planlıyorsunuz?
Açıkçası hepimiz tüketimden olabildiğince kaçan insanlarız dolayısıyla çok fazla giderimiz yok buna ek olarak kendi yetiştirdiğimiz ürünlerle beslenmek fazlasını takas etmek yeterli olacaktır bunun çok fazla başarılmış örneği var.

İnsanlara iletmek istediğiniz bir çağrınız var mı?
Eğer dayanışma odaklı projeler çoğalırsa hiç kimse hayal ettiği şey için hayatı boyunca çalışmak zorunda kalmaz her şey dönüşümlü ve paylaşımlı olarak şekillenir. Dolayısıyla iletişim odaklı şeffaf ilişkiler kurabilen bir toplum yaratırız şeklinde insanlara bir çağrı yapmak yerine bu noktadan bakmaya teşvik ediyoruz.

Facebook Yorumları
Tags : Anna BabahanCeren TanlıEkoköyFongogoKomün YaşamMurat TiriçOkan ÇalışkanSürdürülebilirlik