close
RöportajVeganizm

Defalarca karalamalara maruz kalan Ceren Sansar’ın evi darmadağın edildi

Hayvan dostlarına bakabilmek için doğup, büyüdüğü köye dönen Ceren Sansar’ın yaşadığı baskılar, evinin darmadağın edilmesine kadar gitti. 17 Temmuz günü Ceren ormandayken birileri evine gizlice girerek evinin her yerini dağıttı. Peki ya Ceren de evde olsaydı?

Köydeki bir aile ile yaşadığı sorunlar gittikçe daha korkunç sonuçlar doğurmaya başladı. Ceren defalarca iftiralara ve karalamalara maruz kaldı ve bu çirkinlikler hâlâ devam ediyor. Arkadaşları onu ziyaret etti diye evde fuhuş döndüğünün dedikodusunu bile yaptılar. Sorun bir kişi ile başlasa da küçük bir yerde yaşıyorsanız dedikodu yayıldı mı insanların konuşmasına engel olmanız çok zor. Tekelin önünde bira içip, “O kız zaten deli, kendi yapmıştır” diye konuşanlar bile olmuş.

Kötülüğü yapabilecek cesareti kendinde bulanlar bugün Ceren’in evi dağıttılar. Eğer bu kişi veya kişilere gereken hesap sorulmazsa Ceren ve orada onula birlikte yaşayan diğer hayvanlar tehdit altında olmaya devam edecek. Ceren’in en büyük endişesi hayvanların canları ile ilgili. Ceren bu yüzden yanında yaşayan hayvanların tehlike altında kalmaması için geçici yuva buldu.

Ne yazık ki dün de telefon ile tehdit almış. Olaylar can kaybına varmadan bunların hesabı sorulmalı ve bireylerin güvenlikleri koruma altına alınmalı. Kötülükleri yapanlar da bilmeli ki Ceren yalnız değil.

Hayvanların özgürce yaşam hakkına saygı duymak

Ceren ile internet üzerinden yaptığım röportajı okuyarak belki onu az da olsa anlayabilirsiniz.

Ceren biraz kendinden bahseder misin?
Öncelikle çok teşekkür ederim. 28 yaşındayım. Bu köyde doğup büyüdüm. Liseyi burada bitirdikten sonra zorunlu olarak şehre gittim. On yıl şehirde yaşadım ve bu süreç hep çalışarak geçti. O zamanlar üniversiteye gidememiştim ve bir kere evlenip ayrıldım. Aslında bu hayatım ondan sonra başladı. Yaşadığım şehri değiştirip üniversite okumaya karar verdim ama birinci sınıftan sonra bıraktım. Ve köye döndüm.

Senin için veganlık nedir, nasıl vegan olmaya karar verdin?
Veganlık benim için hayvan sevgisiyle çok farklı bir şey. Biliyorsunuz ki hayvanları sevdiğini söyleyen insanların bir çoğu başka türleri yerken hiç rahatsız olmuyor. Veganlık benim için tür ayırt etmeksizin bütün hayvanların özgürce yaşam haklarına saygı duymaktır. Hiçbir alanda hayvan kullanmamak ve bunu destekler nitelikte davranmamaktır.

Aslında iki ay vejetaryen kalmıştım ve bu tamamen empati kurarak olmuştu. Ankara’da çalıştığım sırada bu bilincim yoktu tabii ve tabağımda duran hayvan bedenini didikliyordum. Sonra aklıma küçükken annemin yeni doğan buzağıları bizim yattığımız yere koyması ve onların o anki masumiyeti geldi aklıma. Tabii ağlayarak tabağı itekledim. O zamanlar veganlıkla ilgili hiç bir bilgim yoktu ve vejetaryen olunca bütün yükü üzerimden attığımı artık hayvanların yüzüne rahatça bakıp “Artık sizi yemiyorum mutluyum” diyebilmeyi düşünürken aslında onlar üzerindeki tahakkümümün devam ettiğini öğrendim ve iki ay içinde tamamen vegan oldum. Geçmişe dair tek pişmanlığım öğrendiğim haksızlıklara rağmen bunu ötelemem.

Ne kadar süre vegansın?
Dört yıldır veganım.

“Şehirde çok mutsuzdum”

Köye taşınmaya nasıl karar verdin?
Aslında köyde yaşamak gibi bir amacım yoktu. Hep kırsalda yaşama hayalim vardı tabii ama köyde değil de ormanda bir yerde. Geçen yıl İzmir’de okuyordum ve şehirde çok mutsuzdum. Zaten ikinci dönem okula çok az gitmişimdir. Yazın annemin yanına köye geldim; annem yazın köyde, kışın da abimlerde ya da ablamlarda kalıyordu. Geldiğimde annemle birlikte yaşayan üç tane keçi vardı. Ve çok kısa sürede onlarla aramda çok güzel bir bağ oluştu. Bir tane de benimle birlikte gezen yavru kedicik vardı. Yazın köyde kalıp okul açılınca tekrar okula devam edecektim ama hem şehir hayatını sevemeyişim hem buradaki hayvanların ben gittikten sonra satılacak olma ihtimali hem de Serçe’yi (kedi ) bir apartman odasına tıkmak istememem gibi sebeplerle köyde kalmaya devam ettim. Ailem tabii ki bunu kabul etmedi hâlâ aramızda ara sıra tartışmalar olur bu konuda ama şehre dönme düşüncem yok. Köyde kalma kararımdan sonra iki tane de köpek evlat edindim. Birisi engelliydi ve köyde kalması çok zor oldu şu an İstanbul’da. Şu anda üç keçi, dört oğlak, bir köpek, üçü henüz çok küçük olmak üzere dört kedi, üç tavuk ve bir horozla yaşıyorum. Ve tabii annem var.

Peki, insanlar neden böyle davranıyor?
İnsanlar maalesef ki değişime açık değiller, farklı olanı kabullenmek yerine dışlamayı tercih ediyorlar. Bu olaylar kırsalda yaşayan birçok arkadaşımın da başına geliyor.

Bu kötülüklere karşı nasıl ayakta kalıyorsun? Neler yapıyorsun? Hukuki süreç başladı mı?
Kötülüklerle baş etme yöntemim sakin kalmak. İşe yarayıp yaramayacağı tartışılır bir konu ama ileride sadece anımsayıp geçeceğim bir şey, o yüzden kendimi motive etmeye çalışıyorum. Çok fazla üzülmemeye çalışıyorum. Bu konuda arkadaşlarım çok destek oldular. Her gün sürekli arayan ve mesaj atan bir sürü arkadaşım var ve çoğunu hâlâ tanımıyorum. Onun haricinde hayvan dostlarım var. Zaten onlara bir şey olmadığı sürece birçok şeyi atlatabilirmişim gibi geliyor. Onların yanına gidince kötü olan her şey gidiyor aklımdan. Bir yandan hukuki süreç de başladı. Tabii ki davacı da oldum.

Ailen ne diyor bu durumlara?
Olayın olduğu gece ailemin bir kısmı hemen köye geldi. Tabii ilk önce bana sarıldılar çünkü çok korkmuşlardı. Evi görünce zaten korkuları daha çok arttı. Zarar verme potansiyeli çok yüksek olan bir kişi, bu kadar ileri gidebilir. Bu süreçte onlar da çok destek oldular bana.

Bizler neler yapabiliriz senin için?
Şimdilik yapılacak çok bir şey yok aslında. Hukuki süreci takip edeceğim. İnsanlar artık burada kalmamam gerektiğini söylüyor fakat 16 tane hayvanla birlikte bir yerlere gitmek hiç de sanıldığı kadar kolay değil. Daha önce birkaç kere gitmeye çalıştım ama olmadı.

Şu konuda çok problem yaşıyorum. Köylülerden tepkiler almaya başladım. Köylülerle bir problemim yok. Bazı yerlerde “Köylüler evi talan etmiş” gibi haberler gördüm. Bu doğru değil problem yaşadığım kişilerle zaten şu anda davam var.

Son olarak röportaj için önce sana ve bana destek olan tanıdık tanımadık herkese çok teşekkür ediyorum. Kendimi hiç yalnız hissetmedim sayenizde.

Destek olmak isteyenler Ceren için açılmış imza kampanyasına gidebilirler.

Facebook Yorumları
Tags : Ceren SansarİftiraKöySaldırıVeganYozgat