close
Kamp-OtostopSeyahat

Uğrak Yaylası: Cennete açılan kapı

Alanya şehrine doğru otostopla yol almaya başladık. Hava hafiften bulutluydu ama sıcaklığını yine de hissettiriyordu. Bu otostop maceramız ise aileli araçlarla geçti. Çocuklarla sohbet ederek, oynayarak yolun bir kısmını tamamladık. Yine de Uğrak Yaylası tahmin ettiğimden de uzak bir noktadaydı.

Yaylaya ulaşmak için Mahmutlardan Kuşyuvası’na doğru devam etmemiz gerekiyordu. -Bu yol aynı zamanda Konya’ya doğru gidiyor.- Varacağımız noktaya bir saatlik yol vardı ama akşamın o saatinde şanslıydık ki çok beklemeden bir araç bizi götürmek için durdu. Üstelik bu araç, Rainbow buluşmasına gidenleri daha önce de götürmüş, haliyle bizim için şoföre bir şeyleri tarif etmek kolaylaşmıştı.

Otostop kolay çekebilelim diye arkadaş grubumuzla yolun başında ikiye ayrılmıştık. Çantalarımızı da araba ile gelen diğer üçüncü gruba verdiğimiz için bizim yanımızda bir hırka bile yoktu. Yayla burası ne de olsa… Üşüyorduk. Nedense tüm grupların aynı anda varacağını düşünmüşüm. Neyse ki bizi götüren araç, yol üstünde bir gözlemeciye uğradı. Çay içtik. Donuyordum adeta. Mekânlarda kullanılan şu polarlardan rica ettim ve yanımızda götürdük.

Uzun ve yorucu bir yolculuğun arından yürüyüş yolunun başladığı noktaya vardık. Yine zorlu ilerleyiş bizi bekliyordu. Gecenin karanlığında, dağdan aşağı, soğuk havada inmek yorucu olsa da eğlenceliydi. Bir o kadar da macera dolu! İnsanların doğru yolu kolaylıkla bulabilmesi için üst üste taşlar konulmuş ve ağaçlara çaput bağlanmıştı. Dar yollardan geçerek, bazen koca taşlardan atlayarak ilerliyorduk. Yaklaştıkça müzik sesleri geliyordu. Nihayetinde nehre ulaştık. Sudan da geçtikten sonra aileye kavuştuk.

Diğer arkadaşlar ise hâlâ varamamıştı. Aileden biri geceyi geçirmemiz için bizi çadırına misafir etti aksi halde ateş başında sabahlamak bile bizim için dondurucu olabilirdi. Yorgunduk fazlasıyla. Bir saatlik ateş başı dinlenmesinden sonra uykuya teslim ettik kendimizi.

***

Sabah olduğunda geldiğimiz yerin ne kadar heyecan verici ve güzel olduğunu çok net görebiliyordum. Kocaman dağların arasından akan nehir vadiye doğru devam ediyordu. Gecenin soğukluğu Güneş’in sıcaklığı ile yer değiştirmişti artık. Sabah çayları hazırlanmış, insanlar güne merhaba demeye çoktan başlamıştı.

Her şey gerçekten de olması gerektiği gibiydi. Huzurlu, kolektif, paylaşımcı ve sonsuz aşk dolu…

En eğlenceli ve verimli geçen yolculuklarımdan biriydi. Hep güzelliklerle dolu… Güzel dostlar edindiğimi biliyorum. Bir çok şeyi ilk defa denedim ve öğrenmeye başladım. Dağlar arasında kaybolmak, soğuk suya kendini bırakmak, çamurla kaplanıp Güneş’in altında kurumak, sarılmak sonsuz sevgi ile dağa, taşa ve insana…

Bir hafta sonra dönüş vaktiydi. İniş yorucu olsa da eğlenceliydi ama çıkış, kocaman yüklerle bayağı zorluydu. Ay ışığı altında altı arkadaş gece çıkmaya karar verdik. Daha öncesinde fotoğraf çekmek için bu zorlu yolu bir sefer daha gün ışığında çıkmıştım. Hepimizin biraz daha kondisyona ihtiyacı var gibi gözüküyordu. Yine de gece çıkmak gündüz sıcağından iyi fikirdi. Birçok kere dinlenerek, ayın ışığının altında sohbet ederek tırmandık.

Araç yoluna vardığımızda yorgunduk ve uykusuzduk. Hemen orada yaşayan Ramazan Abi, o gece bizi kendi kulübesinde misafir etti. Sabahına da çok güzel kahvaltı hazırladı. Ardından bizler de otostopla yine yollara koyulmuştuk…

Yeni maceralar bizi bekliyordu.

Facebook Yorumları
Tags : AlanyaAntalyaKampKuşyuvasıMahmutlarOtostopRainbow BuluşmasıRainbow GatheringSeyahatUğrak Yaylası