close

Serbest Atış

Serbest Atış

Çay standından sosyolojik gözlemler

hiper-market-kapak

Stantçılık gibi yarı zamanlı işlerde çalışmak, mekânın insan tipolojisini gözlemlemeye vesile oluyor. Bu açıdan günlük işlerde çalışmayı gelir elde etmek dışında da tercih etmek analiz yapmak açısından eğlenceli olabiliyor. Özellikle hiper marketlerde haftasonları çorbacı, çaycı, kurabiyeci gibi birçok stant, ilginç gözlemler ortaya çıkarıyor.

Marketler, kapitalizmin ilk neferi bana göre çünkü gıda herkes için vazgeçilmez. Bu sektör ile büyük kitlelere açılabilirsiniz.

Yine bir gün bir markette çay stantı için yarım zamanlı bir işi kabul ettim. Bu işleri de ajanslar vesilesi ile buluyorsunuz ve paranızı kallavi zaman sonra ödüyorlar, çok akil karı değil. Bu market de en büyüklerinden, hiper mi diyorlar, ondan.

Tüm gün ne yapacaksın? Çay doldur, iki muhabbet et falan filan. Bir sürü insan önünden geçiyor ve ister istemez bir şeyleri yorumlamaya başlıyorsun. Çay stantına verilen içsel tepkiler de değişebiliyor. Ufacık stantan neler çıkıyor bir görseniz.

Bazısı görüyor, istiyor ama çekiniyor. Bazısı “Nerede beleş oraya yerleş” felsefesini belli ediyor. Biraz elit görünümlü tipler pek tenezzül etmiyor. Samimiyetleri bilinmez ama geneli güler yüzlüydü. Ayrıca bazılarının markette yaşadığını düşünüyorum. Sabahtan akşama kadar önümden birkaç kere geçiyorlar ve ilginçtir sepetlerinde sadece birkaç parça bir şey oluyor. Hiç bana bakmıyorlar. Çok dikkatli şekilde reyonları geziyorlar. Bu işlem sabahtan akşama kadar sürüyor.

Mutlu aileler, çocuklarını sözde sağlıklı şeylerle beslemeye çalışıyorlar ama kesinlikle market içinde yere düşüp, üstünü pisletmesini istemiyorlar. Mikrop kapar diye mi yoksa kendilerine iş çıkar diye mi tam kestiremiyorum.

İnsanlar ne kadar sağlıksız beslendiklerinin farkında değiller. Takım elbiseli jilet gibi insanlar ellerinde “light”, “sağlıklı”, “organik” ürünlerle çok da dinç olacaklarını düşünüyorlar.

Bağzı diyaloglar

-Okuyor musun?
-Mezun oldum. Gezmeyi sevdiğimden bir yere bağlı çalışmıyorum.
-Burada da dikiliyorsun.
-Memnunum
-İyi peki.
-İnsanlar, iyi maaş ve koltuk vermeyince yapılan işleri gereksiz ve küçük görüyorlar. Ayıp.

Gözlem sadece. Zaten hepsinden sadece eşit derecede nefret ediyorum.

Ne yapsaydım kaç saat sadece çay mı doldursaydım?

Daha fazla oku
Serbest Atış

Sevilen biri öldüğünde, Dani Kabilesi’ndeki bir kadın parmağını keser

Dani-Finger-Amputation

Dünyadaki en çok merak edilen şeydir ölüm. Bilinmez çünkü… Bilinemez hiçbir zaman, ta ki kapısını çalana kadar. Tanıdığımız ya da tanımadığımız insan da olsa, ölüm içimizi burkar ama bu kişi sevdiğimiz biriyse içimizi yakar. Belirli kültürlerdeki insanlar, duygusal acının fiziksel sonuçlarının bu kederli süreç için gerekli olduğuna inanıyorlar. Yas biçimi olarak bu, kendini yaralamaya kadar bile gidebiliyor. Endonezya‘daki Dani Kabilesi‘nde, bunun bir örneğine şahit olabiliriz. Kabile üyeleri cenazeye katıldıklarında parmaklarından birinin üst yarısını kesiyor; külleri ve kili yüzlerine sürüyorlar.

Daha fazla oku
Serbest Atış

Evrende dolaşan seslerimiz: Voyager Altın Plak

Voyager-Altin-Plak

Dış Güneş Sistemi’nin tamamının araştırılması için 1977 yılında, uzaya, Voyager 1 ve Voyager 2 araçları yollandı. Bu uzay araçları gezegenleri ziyaret ettikten sonra, Dünya dışında başka akıllı yaşam formlarını araştırmak için evrenin derinliklerine doğru yol almaya devam etti ve bu ilerleyiş hâlâ devam ediyor.

Daha fazla oku
Serbest Atış

LGBTİ ve seçimler: “Sen yoksan hakların da yok”

lgbti-ve-secimler

Türkiye’de LGBTİ hareketi, özelikle 90’ların başından itibaren örgütlü bir şekilde kendini ifade etmeye başlasa da kat etmemiz gereken hâlâ çok uzun bir yol var. LGBTİ bireyleri öldürüldüklerinde katilleri cezai indirim alıyorken kendileri toplumdan dışlanıyor… Fiziksel ve sözlü şiddet, hayatlarının her adımında onları izliyor. Ayrımcılığa ve nefret söylemine karşı onları koruyacak bir yasaları bile yok.

Daha fazla oku